18.5 C
New York kenti
Çarşamba, Eylül 30, 2026

81. BM Genel Kurulu’nda öne çıkanlar

Mutlaka Oku

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER, Selçuk Acar – Dünya liderleri, İklim Haftası ve Birleşmiş Milletler Genel Kurulu için yaklaşık bir hafta boyunca New York’ta bir araya geldi. Liderlerin Bangladeş’li diplomat Khalilur Rahman’ın başkanlık ettiği BM’nin 81. Genel Kurulu’nun üst düzey yıllık toplantılarındaki dünyaya seslenişleri, dün sona erdi.

Zirve süresince, liderlerin BM Genel Kurulu’na hitabı kadar, küresel emisyonların düşürülmesi ana temasındaki iklim değişimi ve yapay zekâ alanındaki korkutucu derecede hızlı büyümenin düzenlenmesi, öne çıkan konular arasında yer aldı. Toplantılar süresince COP31 ev sahibi Türkiye de COP31 öncesinde, hem BM Genel Merkezi’nde hem de Türkevi’nde bir dizi etkinliğe ev sahipliği yaptı.

Yapay zekâ firmalarının üst düzey yöneticileri, teknolojinin insanlığa karşı kontrolden çıkma endişesinin ortadan kaldırılması için dünyanın ortak düzenlemelere ihtiyaç duyduğu gerçeğine paralel, BM Güvenlik Konseyi’ndeki ilgili oturuma katıldılar. Yeni bir BM bilim raporu, yapay zekanın hızlı büyümesinin, “felaket niteliğinde ve geri döndürülemez zararlara yol açabilecek, düşük ama gerçek bir potansiyeli” konusundaki uyarısı yanında, yapay zekâ firması üst düzey yöneticileri de katıldıkları BMGK toplantısında, bu konuda bir düzenleme çağrısında bulundular.

Genel Sekreter Guterres de yapay zekayla ilgili bir konuşmasında “Yaşam ve ölümle ilgili kararların asla makinelere bırakılmaması gerektiği konusunda kararlı olalım. Ölümcül robotların geleceğimizde yeri olmamalı,” ifadelerini kullanmıştı.

BM, en muktedir organı Güvenlik Konseyi’nde 5 ülkeye veto yetkisinin verildiği antidemokratik yapı yüzünden, dünya barışına yeterli hizmet edememiş olsa da, dünya genelinden farklı görüşlerin temsil edildiği, dünyanın ortak sorunlarına çözüm bulma amacıyla heyetleri bir araya getiren yegane yer olarak öne çıkıyor. BM’nin, barışı, sürdürülebilir kalkınmayı ve insan haklarını ileriye taşımak adına vazgeçilmez ve eşsiz bir buluşma noktası özelliğine karşın Güvenlik Konseyi’nin yapısı sorun olmaya devam ediyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dışında, başka ülkelerden liderler de BM reformu konusunda görüş bildirseler de reform yönünde Erdoğan kadar güçlü bir duruş sergilemiyorlar; bu da dünya barışı adına umutsuzluğa neden oluyor.

BM Genel Kurul Salonu’nda üst düzey toplantıların ilk gününde, dünya liderlerinden önce görevindeki son BM Genel Kurul hitabını yapan Genel Sekreter António Guterres’in ayakta alkışlandığı dikkat çekti. Guterres’in konuşmasında şu ifadeler öne çıktı: “Barışın mümkün olduğu, insan onurunun evrensel olduğu, hukukun gücünün, gücün hukukuna üstün gelmesi gerektiği ve ortak geleceğimizin uğrunda mücadele etmeye değer olduğu inancını savunmaya devam edeceğim. Birleşmiş Milletler Şartı’nın değerlerini savunmayı sürdüreceğim. Ve asla ama asla pes etmeyeceğim.”

Genel Kurul’a hitap eden liderler arasında, savaş suçu nedeniyle uçağı New York JFK Havalimanı yerine New Jersey’de bir havaalanına inen Netanyahu da vardı. Gazze’de masumları katlettiği için savaş suçlusu olarak anılan Netanyahu’nun, savaş suçlarından biri olan çağrı cihazlarını eline alması, savaş suçunun belgesini BM kürsüsünden dünyaya göstererek konuşması, ne derece hukuka aykırı, kanun tanımaz, insanlık yolundan çıkmış olduğunun göstergesi olarak değerlendirildi. Filistinlilere karşı savaş suçu işleyen ve hayatta kalanlara yaşattıkları acılardan haz duyan İsrail ordusuna övgüsüyle yüzsüzlüğünü bir başka boyuta vardırdı.

Uluslararası arenada güvenilirliğini yitiren Netanyahu, konuşmasında ayrıca Türkiye’yi ve Katar’ı hedef aldı. Türkiye’ye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik kasıtlı ifadelerine, Türkiye oturumun sonunda 3. katip düzeyinde cevap verdi.

Netanyahu konuşmasına başlarken, 70’den fazla ülkeden yüzlerce delegenin salondan çıkmasını nedeniyle, bu delegeleri ‘ahlaki korkaklar’ olarak niteledi.

İzlanda Dışişleri Bakanı Thorgerdur Katrin Gunnarsdottir ise, Genel Kurul hitabında, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun BM konuşmasından ayrılan diplomatları ‘ahlaki korkaklar’ olarak nitelendirmesine karşı, ”bu terimin, uluslararası hukuka tekrar tekrar saygısızlık eden liderler için geçerli” olduğunu belirtti.

Yazar

- Advertisement -

Daha Fazla

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Advertisement -

Son Eklenenler