Cumhurbaşkanı Erdoğan: Mecburiyeti olmayan hiçbir vatandaşımız tehdit ortadan kalkana kadar evinden çıkmamalı

ANKARA – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Mecburiyeti olmayan hiçbir vatandaşımız tehdit ortadan kalkana kadar evinden çıkmamalı.” dedi.

Konuşmasına Çanakkale Deniz Zaferi’nin 105’inci yıl dönümünde şehitleri “hürmetle yad” eden Cumhurbaşkanı Erdoğan koronavirüsüyle ilgili açıklamalarda bulundu.

Tüm dünyanın kabusu haline gelen küresel koronavirüsü sürecinin ne gibi sonuçlar ortaya çıkaracağının henüz bilinmediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan bu konudaki değerlendirmesinde şunları kaydetti:

“Yaşadığımız sürecin insanlık üzerinde ne gibi sonuçlar ortaya çıkartacağını henüz bilemiyoruz. Sanayileşme, ardından gelen teknoloji ve bilgi devrimleri ile şekillenen bugünkü dünyanın nasıl bir geleceğe evrileceğini kestirmek şu anda zordur. Ancak, artık hiçbir şeyin eskisi gibi gitmeyeceği, gidemeyeceği de açıkça ortadadır. Küresel ekonomik, siyasi ve sosyal düzende köklü değişiklikler yaşanması muhtemel yeni bir döneme giriyoruz.”

Erdoğan, küresel koronavirüsü krizinin Türkiye ayağında değinirken şunları kaydetti:

“Türkiye’nin bu fotoğrafı, özellikle kendi içinde avantajlı bir yerde durdurarak, oraya bunu döndürmesi şarttır. Özellikle, son 17 yılda ülkemizin temel hizmet alanlarında ve altyapısında gerçekleştirdiğimiz büyük dönüşüm sayesinde hamdolsun Türkiye, bu sürece olabilecek en hazırlıklı şekilde yakalanmıştır. Ülkemizin uyguladığı dengeli politikalar, bir yandan özel sektörün üretim gücünü desteklerken, diğer yandan eğitim, sağlık, sosyal güvenlik gibi alanlardaki hizmetlerin kamu garantisiyle kesintisiz sürmesini sağlamıştır.”

Erdoğan’ın konuşmasında şu konular öne çıktı:

8 SAHRA HASTANESİ KURDUK

27 Şubat’ta İran, Irak ve Gürcistan’la olan 8 sınır kapımızda Sahra Hastaneleri kurduk.

29 Şubat’ta İtalya ile ülkemiz arasındaki tüm yolcu trafiğini durdurduk.

2 Mart’ta, umreden dönen herkesin sağlık muayenesinden geçirilmesini kararlaştırdık ve vatandaşlarımıza 14 günlük karantina kuralına uymalarını tavsiye ettik.

6 Mart’ta, son 14 gün içerisinde İtalya’da bulunan yabancı uyrukluların ülkemize girişini yasakladık, ülkemiz vatandaşları için de 14 günlük evde karantina zorunluluğu getirdik.

10 Mart’ta, Sağlık Bakanımız, ülkemizde ilk defa, Avrupa’dan gelen bir vatandaşımızda KOVİD-19 testinin pozitif çıktığı bilgisini kamuoyuyla paylaştı.

“ÖNEMLİ TEDBİRLER ALDIK”

12 Mart’ta, şahsımın başkanlığında yapılan toplantıda, oldukça önemli tedbirler alarak, hemen uygulamaya geçirdik.

Bunlar arasında, okulların tatil edilmesi ve uzaktan eğitime geçilmesi, kamu çalışanlarının yurt dışı görevlerinin ertelenmesi, spor müsabakalarının seyircisiz oynanması gibi hususlar da yer alıyordu.

Altyapısı uygun Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerimizi, dezenfektan ve cerrahi maske üretimi yapabilecek hale getirdik.

Uzaktan eğitimi, hem internet, hem televizyon aracılığıyla vererek, tüm çocuklarımızın erişebilmesine imkân sağladık.

LİSE VE ÜNİVERSİTE SINAVLARI İPTAL EDİLEBİLİR

Haziran ayında yapılacak Liselere Geçiş Sınavı ve üniversiteye giriş sınavının soru hazırlıkları da, tatil süreleri göz önünde bulundurularak yapılacaktır.

Gelişmelere göre, bu sınavları da ileri bir tarihe ertelemeyi gündemimize alabiliriz.

13 Mart’ta, ülkemizdeki vaka sayısı 5’e çıktı.

Aynı gün, yine şahsımın başkanlığında yapılan kapsamlı bir toplantıda yeni kararlar aldık.

Almanya, Fransa ve İspanya dâhil 9 Avrupa ülkesi ile olan havayolu ulaşımını durdurduk.

Hastanelere ziyaretçi sınırlaması getirdik.

Kamuda çalışan hamilelere, süt izninde olanlara, engellilere ve 60 yaş üzeri personele 12 gün idari izin verdik.

Özel kreşleri, gündüz bakımevlerini, özel çocuk kulüplerini tatil ettik.

Kışlalardaki askerlerin çarşı izinlerini durdurduk.

Ceza-infaz kurumlarındaki görüşler ile nakillere ara verdik.

Acil olmayan duruşmaların ve diğer adli işlemlerin ertelenmesinin yolunu açtık.

Kültür-sanat faaliyetlerini Nisan sonuna kadar erteledik.

İlaçları rapora bağlı yaşlıların ve kronik hastalığı olanların, rapor süresi bitiminde hastaneye gitmeden ilaçlarını almaya devam edebilmelerine imkan tanıdık.

Nisan ayı sonuna kadar programlanan tüm ulusal ve uluslararası bilimsel faaliyetleri, açık-kapalı toplantıları, kongreleri, konferansları, askeri tatbikatları, bedelli askerlik celplerini tehir ettik.

İhracatçılarımızın alınan önlemlerden etkilenmemesi için, gümrük kapılarında gereken her türlü tedbiri aldık.

Salgının yaygın olduğu İran üzerinden yapılan Orta Asya ihracatlarının TIR güzergâhlarını Gürcistan ve Azerbaycan’a yönlendirdik.

Bakü-Tiflis-Kars demiryolundan yapılan seferleri günlük 2 bin 500 tondan 6 bin tona çıkartacak çalışmaları başlattık.

İtalya ve Fransa’ya yapılan Ro-Ro seferlerini, insan teması olmaksızın gerçekleşir hale getirdik.

FİYAT ARTIŞI YAPANLARA SIKI DENETİM

Vatandaşlarımıza fahiş fiyatlarla mal satmaya çalışan firmalara yönelik denetimleri yoğunlaştırdık ve cezai müeyyideleri etkinleştirdik.

İş dünyasıyla, ortaya çıkan yeni durum karşısında alınabilecek tedbirleri sürekli istişare ettik ve çözümleri hızla hayata geçirdik.

14 Mart’ta, umreden dönen bir vatandaşımız yeni vaka olarak kayıtlara geçti.

15 Mart’ta, umreden dönen vatandaşlarımızın, öğrenci yurtlarında karantinaya alınması uygulamasını başlattık.

Sadece Ankara ve Konya’da, umreden dönen 10 bin 330 vatandaşımızı karantinaya aldık.

Bar, gazino, gece kulübü gibi eğlence yerleri ile müze ve kütüphanelerin faaliyetlerini durdurduk.

Aynı gün, Avrupa’dan ve Amerika’dan gelen yeni vakaların belirlenmesiyle KOVİD-19 teşhisi konan hasta sayısı 18’e ulaştı.

16 Mart’ta uçuşların durdurulduğu ülkelerden gelen her vatandaşımızın 14 gün karantinada tutulmasını kararlaştırdık.

Diyanet İşleri Başkanlığımız, Cuma namazlarının ve vakit namazlarının cemaatle kılınmayacağını, herkesin namazını evinde veya isterse camide ferdi olarak eda edebileceğini açıkladı.

Böylece, yaşları sebebiyle en yüksek risk grubunda bulunan cami cemaatinin korunması konusunda önemli bir adım atmış olduk.

ÇOĞU MEKAN KAPATILDI

İnsanların toplu olarak bulunduğu kahvehane, kafe, sinema, tiyatro, konser salonu, düğün salonu, hamam, spor salonu, internet kafe, kapalı çocuk oyun alanı, taziye evi gibi mekanların da faaliyetlerine geçici süreyle ara vermesini kararlaştırdık.

Genel kurullar ve eğitim çalışmaları gibi insanların zorunlu olarak bir araya geldiği faaliyetleri de erteledik.

Hızlı sonuç veren KOVİD-19 testlerinin yapıldığı laboratuvar sayısının 4’ten 16’ya çıkartılmasına karar verdik.

17 Mart’ta İngiltere ve Suudi Arabistan’ın da aralarında bulunduğu 6 ülkenin daha ilavesiyle, uçuş yasağı koyduğumuz ülke sayısı 20’ye ulaştı.

Sağlık Bakanımız da, KOVİD-19 teşhisi konulan kişi sayısının 47’ye yükseldiğini kamuoyuyla paylaştı.

İLK ÖLÜM GERÇEKLEŞTİ

Dün itibariyle KOVİD-19 teşhisi konan hastalarımızın sayısı 98’e çıkarken, maalesef 89 yaşında bir vatandaşımızı da kaybettik.

Bu süreçte Cumhurbaşkanlığı ve bakanlıklar olarak aldığımız tedbirlere destek veren, ikazlara riayet eden, meseleye ahlaklı ve vicdanlı bir şekilde yaklaşan herkese şükranlarımızı sunuyoruz.

Elbette bu süreçte, adeta virüs ülkemize gelmekte niye geç kaldı diye dizlerini dövenler, yalan haberlerle milletimizin moralini bozmaya, kaos çıkarmaya çalışanlar da çıktı.

Ama milletimizle birlikte, ülkemize yönelik her saldırıyı nasıl dirayet ve kararlılıkla göğüslemişsek, bu sıkıntıyı da aynı şekilde karşıladık.

Ellerini ovuşturarak bu virüsün ülkemizi esir almasını bekleyen muhterislere aradıkları fırsatı vermedik, vermeyeceğiz.

Hem güvenlik güçlerimiz, hem adalet teşkilatımız, hem de milletimiz bu tür provokasyonlara karşı teyakkuz halindedir.

Hep söylediğimiz gibi Türkiye’nin en büyük gücü birliğidir, beraberliğidir, kardeşliğidir.

Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle, bu sıkıntılı süreci de, bırakınız tökezlemeyi veya yıkılmayı, daha da güçlenerek atlatacağımıza tüm kalbimle inanıyorum.

Biz “önce insan” diyen bir medeniyetin, “insanı yaşat ki devlet yaşasın” diyen bir kültürün mensuplarıyız.

Bunun için aldığımız her tedbir, insanlarımızın hayatını ve geleceğini korumaya yöneliktir.

Bu tür hastalıklar, pek çok insanın farkında olmadan virüse maruz kalması ve yine farkında olmadan virüsü başkalarına bulaştırmasıyla yayılıyor.

Sağlıklı insanlar hastalığı rahatça atlatırken, herhangi bir rahatsızlığı olan, bağışıklık sistemi zayıf kişiler ölümcül sonuçlarla karşı karşıya kalabiliyor.

Henüz aşısı ve kesin tedavisi olmayan bu hastalıktan en iyi korunma yolu, virüsün bulaşmasını engellemektir.

Alınan ve tavsiye edilen tedbirlerin tamamı, hem kendimizin, hem de diğer insanların sağlığını koruma amaçlıdır.

KOVİD-19 hastalığından en iyi korunma yöntemi, herkesin kendi kendine alacağı tedbirlerdir.
Hiç kimse, bencilliği veya özensizliği sebebiyle, tüm toplumun sağlığını tehlikeye atma hakkına sahip değildir.

Toplumun tamamının sağlığı ve huzuru için bireyler olarak her birimizin fedakârlıkta bulunma sorumluluğu vardır.

Dünyadaki diğer ülkeler gibi Türkiye’deki tedbirler de, salgın riski ortadan kalkana kadar geçici olarak uygulanacaktır.

“3 HAFTAYLA SINIRLI TUTABİLİRİZ”

Açıklanan tedbirlere hep birlikte hassasiyetle riayet edersek, evde kalma süresini 3 haftayla sınırlı tutabiliriz.

Bilim insanları, KOVİD-19 virüsüne karşı en etkili tedbirin temizlik olduğu konusunda hemfikirdir.

Hem inancımızda, hem kültürümüzde, kalp temizliği yanında vücut temizliği, hane temizliği, çevre temizliği de çok büyük önem taşır.

Temizliğin imandan geldiği öğüdüne uygun şekilde, günde 5 vakit elini, yüzünü, ağzını-burnunu, kollarını, başını, ayaklarını yıkayan kişi, İslami olarak da, tıbbi olarak da en ideal temizliği yapan kişidir.

Kültürümüzde musafahalaşmak, sarılmak, küçüklerin yüzlerinden, büyüklerin ellerinden öpmek elbette önemli bir yer tutar.

Zira sevgisini dokunarak göstermeyi seven bir milletiz.

Ancak, yaşadığımız süreç, bir müddet buna ara vermemizi gerektiriyor.

Salgın tehlikesi tamamen ortadan kalkana kadar, sevgimizi yüreğimizle göstermekle ve dilimizle ifade etmekle yetineceğiz.

Peygamber Efendimiz, “veba olan yere gidilmemesini, veba olan yerden de çıkılmamasını” tavsiye ediyor.

Bugün bize düşen de, Hadis-i Şerife uygun şekilde, KOVİD-19 virüsünün bulaşma ihtimali olan yerlerden uzak durmak, virüse maruz kalmışsak da iyileşene kadar diğer insanlarla teması kesmektir.

Hazreti Ömer, Şam’a gitmek üzere yola çıkacakken, orada bir salgın hastalık başladığının haberini alıyor ve yolculuktan vazgeçiyor.

Bunun üzerine sahabeden birisi Hazreti Ömer’e, “Allah’ın kaderinden mi kaçıyorsun” diye soruyor.

Hazreti Ömer’in bu soruya cevabı, “evet, Allah’ın kaderinden yine Allah’ın kaderine kaçıyoruz” şeklinde olur.

Bugün bize düşen görev de, gereken her türlü tedbiri alarak, takdiri Allah’a bırakmaktır.

İşte bu anlayışla, ülkemizin de maruz kaldığı bu virüs tehdidinin en kısa sürede bertaraf edilmesi için devlet olarak tüm imkânlarımızı seferber ettik.

Bu süreçte en büyük görev, fert fert milletimize düşüyor.

Milletimin her bir ferdinden ricam, KOVİD-19 tehdidi geçene kadar, mümkün olduğu kadar evlerinden çıkmamalarıdır.

Kontrol altında tutamayacağımız her türlü temas, bizi virüs taşıyıcısı haline getirebilir.

Kendimiz zarar görmesek de, taşıdığımız virüsü, Allah muhafaza, sevdiklerimize bulaştırarak, hastalanmalarına, hatta ölümlerine yol açabiliriz.

Sosyal mesafeyi ne kadar korur ve sosyal hareketliliği ne kadar azaltırsak, virüsün yayılma hızını, dolayısıyla yol açtığı tehdidi o derece düşürürüz.

Toplu ulaşım araçları ve kapalı mekânlar başta olmak üzere, insanların çok yakın mesafede bulundukları, ortak kullanıma açık her yer, virüsün potansiyel yayılma alanlarıdır.

Herhangi bir şekilde virüse maruz kalmış tek bir kişinin, ikazları dinlemeyip, gereksiz yere dışarıda dolaşması halinde, gün içinde yüzlerce kişiye bunu bulaştırma ihtimali vardır.

Hâlbuki vakit, gönlümüzce gezme değil; tedbir, tefekkür, tevekkül, okuma, dinginlik vaktidir.

Vakit; yapabileceğimiz her şeyi evimizden yapma, dış dünya ile fiziki irtibatımızı asgariye indirme vaktidir.

Vakit; sevdiklerimiz başta olmak üzere, toplumun tamamı için kendimizden fedakârlık etme vaktidir.
Altını çizerek bir kez daha tekrarlıyorum:

“MECBURİYETİ OLMAYAN VATANDAŞLARIMIZ EVİNDEN ÇIKMAMALI”

Mecburiyeti olmayan hiçbir vatandaşımız, tehdit ortadan kalkana kadar, evinden çıkmamalı, kimseyle temas etmemelidir.

İşlerine giden vatandaşlarımız, mesai bitimiyle birlikte hemen evlerine dönmeli, kapıdan girer girmez de, kimseyle temas etmeden ilk iş sabunla ellerini, yüzünü yıkamalıdır.

İster kamu, ister özel olsun tüm işyerlerinde de virüsün yayılma ihtimalini en aza indirecek tedbirlerin tamamı alınmalıdır.

Çocuklarımızdan, dışarıya çıkmadan evde kitap okuyarak, derslerine çalışarak vakitlerini değerlendirmelerini istiyoruz.

En büyük risk grubunu oluşturan yaşlılarımızın, sadece evden çıkmamakla yetinmeyerek, bir süre, ailenin dışarıyla irtibatı olan diğer fertleriyle de mesafeli şekilde hayatlarını sürdürmeleri daha doğru olacaktır.

Kimi Avrupa ülkelerinin, dezavantajlı grupları, özellikle de yaşlıları adeta gözden çıkartan anlayışlarına asla katılmıyoruz.

Tam tersine bizim kültürümüzde, yaşlılarımızı el üstünde tutmak, dünya ve ahiret saadetinin temel şartlarından biri olarak kabul edilir.

Bunun için yaşlılarımızı koruyacak ve kollayacağız.

Bilim Kurulumuzun önerisiyle, önce İstanbul ve Ankara’da başlatılacak bir çalışmayla, 65 yaş üzerindeki tüm yaşlılarımıza koruyucu maske ve kolonya dağıtacağız.

76 YAŞ ÜSTÜ EMEKLİLER MAAŞLARINI EVDE ALABİLECEK

Yalnız yaşayan 65 yaş üzeri vatandaşlarımızın ihtiyaçlarının karşılanmasında, devlet kadar, yakınlarına ve komşularına da görev düşüyor.

Bu insanlarımıza hep birlikte yardımcı olarak, süreci suhuletle geçirmelerini temin etmeliyiz.

Kamu bankalarımız 76 yaş üzeri emeklilerimizin maaş ödemelerini, istelerse evlerinde yapacaklar.

Huzurevlerimizdeki doktor sayısını da artırarak, yaşlılarımızın sağlığını daha yakından takip edeceğiz.

EKONOMİ PAKETİ

Şimdi ekonomimiz için koruma kalkanı olacak bir paketi devreye alıyoruz. 

Dün Merkez Bankamız piyasalar açısından oldukça önemli bazı adımları atarak, likidite sıkıntısı yaşanmayacağının garantisini ortaya koydu. 

Bu kapsamda Merkez Bankamız, ihracatçımız için de çok önemli uygulamalar başlattı. 

Nisan, Mayıs ve Haziran ayı vadeli açık reeskont kredi anapara ve faiz ödemeleri Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ertelenerek, azami vade 1 yıl uzatıldı. 

Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında vadesi dolan reeskont kredilerinin taahhüt kapama süresi de yine 1 yıl uzatıldı. 

Böylece, ihracatçımız bu süreçteki belirsizliği böylece rahat bir şekilde atlatabilecek.

En büyük önceliğimiz üretim ve istihdamın sekteye uğramamasıdır. 

İnşallah bu süreçten, kamu-özel sektör dayanışması ile daha da güçlenerek çıkacağız. 

Birazdan açıklayacağımız paketteki imkanlardan istifade edecek firmalar için ön şartımız, istihdam kaybına yol açmamalarıdır. 

Finansal kurum ve kuruluşlarda kredi limiti olan firmaların, likidite ve nakit ihtiyacına yönelik taleplerinin hızlıca karşılanması, ayrıca kredi limitlerinin kullandırılmasında kısıtlamaya gidilmemesi önemlidir. 

Finans kuruluşlarından, bu ortamda istihdamın muhafazası ve ekonomik büyümenin  sürdürülmesi için kredi şartlarının esnetilmesine yönelik adımlar bekliyoruz. 

Tüm finans kuruluşların; kredi geri çağırma, mevcut kredi limitini kullandırmama, fiyat artırma, teminat şartlarını zorlaştırma uygulamalarından özenle kaçınmasını istiyoruz. 

Bunun yanında, kurumsal firmaların, KOBİ’lerin, bireysel kesimin, geçici iş ve ciro kaybı veya benzeri nedenlerle gelir kaybı yaşayanların, kredi borçlarıyla ilgili taksit, öteleme, yapılandırma, düzenleme taleplerine süratle ve olumlu cevap verilmelidir. 

Türkiye Bankalar Birliğinin bu konuda aldığı tavsiye kararına, tüm finans kuruluşlarının uyacağına inanıyoruz. 

Biz de bu süreci yakından takip edeceğiz. 

100 MİLYAR DOLARLIK EKONOMİK İSTİKRAR PAKETİ

Ekonomik İstikrar Kalkanı adını verdiğimiz bir paketle, KOVİD-19 salgınının etkilerini azaltmak için toplamda 100 milyar liralık bir kaynak setini devreye alıyoruz. 

Bu çerçevede devreye sokacağımız tedbirler şunlardır:

1- Perakende, AVM, Demir-Çelik, Otomotiv, Lojistik-Ulaşım, Sinema-Tiyatro, Konaklama, Yiyecek-İçecek, Tekstil-Konfeksiyon ve Etkinlik-Organizayon sektörleri için Muhtasar ve KDV tevkifatı ile SGK primlerinin Nisan, Mayıs ve Haziran ödemelerini 6’şar ay erteliyoruz.

2- Konaklama vergisini Kasım ayına kadar uygulamayacağız. 

3- Otel kiralamalarına ilişkin irtifak hakkı bedelleri ve hasılat payı ödemelerini Nisan, Mayıs ve Haziran ayları için 6 ay süreyle erteledik. 

4- İç havayolu taşımacılığında 3 ay süreyle KDV oranını yüzde 18’den yüzde 1’e indiriyoruz. 

5- KOVİD-19 salgınıyla ilgili tedbirlerden etkilendiği için nakit akışı bozulan firmaların bankalara olan kredi anapara ve faiz ödemelerini asgari 3 ay öteleyecek ve gerektiğinde bunlara ilave finansman desteği sağlayacağız.

6- İhracattaki geçici yavaşlama sürecinde kapasite kullanım oranlarının korunması amacıyla ihracatçıya stok finansmanı desteği vereceğiz. 

7- Bu dönemde işlerinin olumsuz etkilendiğini beyan ederek talepte bulunan esnaf ve sanatkârların Halkbank’a olan kredi borçlarının, Nisan, Mayıs ve Haziran anapara ve faiz ödemelerini 3 ay süreyle ve faizsiz olarak erteleyeceğiz. 

8- Kredi Garanti Fonu limitini 25 milyar liradan 50 milyar liraya çıkartacak, kredilerde önceliği gelişmelerden olumsuz etkilendiği için likidite ihtiyacı oluşan ve teminat açığı bulunan firmalar ile KOBİ’lere vereceğiz. 

9- Vatandaşlarımız için uygun ve avantajlı şartlarda sosyal amaçlı kredi paketleri devreye alınmasını teşvik edeceğiz.

10- 500 bin liranın altındaki konutlarda kredilendirilebilir miktarını yüzde 80’den yüzde 90’a çıkartacak, asgari peşinatı yüzde 10’a düşüreceğiz. 

11- Virüsün yayılmasına karşı alınan tedbirlerin etkisiyle Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında temerrüde düşen firmaların kredi siciline “mücbir sebep” notu düşülmesini sağlayacağız.

12- Stopaj gibi kaynağında yapılan kesintilerin ödemelerini içeren içeren muhtasar beyannamelerin sürelerini 3 ay erteliyoruz. 

13- Asgari ücret desteğini devam ettireceğiz. 

14- Mevzuatımızdaki esnek ve uzaktan çalışma modellerinin daha etkin hale getirilmesini temin edeceğiz. 

15- Kısa Çalışma Ödeneğini devreye alacak, bundan faydalanmak için gereken süreçleri kolaylaştırılacak ve hızlandırılacağız. Böylece faaliyetine ara veren işyerlerindeki işçilere geçici bir gelir desteği verirken, işverenlerin de maliyetini azaltmış olacağız. 

16- En düşük emekli maaşını 1.500 liraya yükseltiyoruz. 

17- Emeklilerin bayram ikramiyesini Nisan ayı başında ödüyoruz. Yine emeklilerimizin maaş promosyon ödemelerinin de, şubelere gitmelerine gerek kalmaksızın, doğrudan hesaplarına yatırılmasını sağlıyoruz. 

18- Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığımızın belirlediği kriterlere göre ihtiyaç sahibi ailelere yapılacak nakdi yardımlar için ilave 2 milyar liralık bir kaynak ayırıyoruz. 

19- İstihdamdaki sürekliliği temin etmek amacıyla 2 aylık telafi çalışma süresini 4 aya çıkartıyoruz. 

20- Küresel tedarik zincirlerindeki aksama ihtimaline karşı hem üretimde, hem de perakende de belirlediğimiz önceliklere göre alternatif kanallar geliştireceğiz. 

21- Tek başına yaşayan 80 yaş üstü yaşlılarımız için, sosyal hizmet ve evde sağlık hizmetlerinden oluşan periyodik takip programını devreye alıyoruz.

Alınan kararların milletimize ve ekonomimize hayırlı olmasını dilerim.

Basın toplantımıza iştirakiniz ve dikkatiniz için sizlere teşekkür ediyorum. 

Hiçbir virüsün Türkiye’den, Türk Milletinin birliğinden, beraberliğinden, kardeşliğinden, aldığımız ve alacağımız tedbirlerden daha büyük olamayacağını tekrar ederek, hepinize sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum. 

, , , , ,

Leave a Reply

Your email address will not be published.