ABD’de Obama yönetiminin referandurumu gibi ara seçim

WASHINGTON- NEW YORK

ABD’de bugün yapılan seçim adeta Obama yönetiminin referandurumuna dönüştü.

ABD’de bugünkü ara seçimlerinde ABD Temsilciler Meclisi’nin 435 üyesinin tamamı yeniden belirlenirken, Senato’nun 100 üyesinden 36’sı seçilecek ve 38 eyalette de valilik seçimiyle birlikte meclis üyeleri ve eyalet savcıları belirlenecek. 4 Kasım’daki seçimde ayrıca bazı eyaletlerde eş cinsel evliliği, marihuana kullanımı gibi bir çok konuda referandum yapılıyor.

Başkan Barack Obama’nın 2. Döneminde büyük bir puan kaybı nedeniyle, ara seçimlerde, Demokratların Kongre’nin iki kanadında da oy kaybına uğrayacağına işaret etmesi, 4 Kasım seçimlerinin Obama’nın referandumu olarak nitelenmesine neden oldu.

ABD’deki bugünkü seçim soncuunda, ABD Başkanı Barack Obama’nın Beyaz Saray’daki görev süresinin dolacağı 2016’ya kadar olan sürede Kongre’nin hangi partinin kontrolüne geçeceği de belirlenmiş olacak.

ABD’de bugüne kadar 18 milyondan fazla seçmenin oy kullandığı ABD ara seçiminde, oy verme işlemleri saat farklarına göre, her eyaletin kendi belirlediği saatte sona erecek.

Cumhuriyetçi Partiyle Demokrat Parti’nin başa baş olduğu, 9 Eyaletten çıkacak sonuçlar ABD Kongresi’ndeki siyasi yapının belirlenmesinde etkili olacak. İki parti temsilcileri de, Colorado, Kansas, Iowa, New Hampshire, Alaska, Arkansas, Louisiana, Georgia ve North Carolina’dan gelecek seçim sonuçlarına odaklandı.

Kongre’nin iki kanadından biri olan Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu elinde bulunduran Cumhuriyetçiler için seçimlerde bu tablonun değişmesi beklenmezken, Cumhuriyetçilerin, Demokratların çoğunluğu elinde bulundurduğu Kongre’nin diğer  kanadı Senato’da da üstünlüğü yakalamaları söz konusu. Cumhuriyetçi Parti’nin üstünlüğü yakalayabilmesi için bugünkü sayısından, 6 milletvekili daha fazla çıkarması gerekiyor.

100 üyeli Senato’da şu anda 53 Demokrat senatör, Demokrat olmadığı halde Demokratlarla hareket eden 2 senatöre karşın, Cumhuriyetçi Parti’den 45 senatör bulunuyor.

Cumhuriyetçiler’in beklendiği gibi Kongre’nin her iki kanadında da üstünlüğü ele geçirmesi durumunda Başkan Barack Obama’yı daha da zora sokacak.

 New York’ta ara seçim heyecanı

ABD’deki 4 Kasım ara seçimleriyle ilgili gelen en son anket sonuçlarının Demokratların oy kaybedeceği şeklinde olması ve New York’taki Cumhuriyet Partili adayın son günlerdeki Demokratların ”tembel” olduğuna ilişkin suçlaması, Demokrat partililerin kampanyanın son gününe hareketli girmelerine neden oldu.

Times Meydanı’nda bir miting düzenleyen Demokrat Partililer, seçim kampanyası sürecinin son gününde daha aktif bir görüntü sergilediler.

New York’taki Valilik yarışında yeniden kazanma amacındaki Demokrat parti üyeleri, seçimden bir önce düzenledikleri mitingde New Yorklulardan oy istediler.

Cumhuriyetçi Parti’nin Kongre’nin iki kanadında da üstünlüğü ele geçirme fırsatı yakalama ihtimalinin bulunması kadar,  New York’taki Valilik yarışı açısından da önem arz eden ABD’deki seçim yarışında, yeniden Vali seçilme amacındaki Andrew Cuomo Times Meydanı’ndaki mitingde kalabalığa hitap etti.

Miting alanındaki kürsüye çıkan New York Valisi Cuomo, konuşmasında tüm New Yorklulara birlik çağrısında bulunarak, Cumhuriyetçi partiyi ”toplumu bölmek ve fethetmek” taktiği gütmekle suçladı.

Vali Cuomo mitingdeki konuşmasında şunları söyledi:

”Onların siyaseti halkı bölmek üzerine. Bu bölme işini başka bir yerde yapmayı deneyebilirsiniz fakat bu New York’ta iş yapmaz. New York’ta düşmanlık iş yapmaz. New York birlik olmaktır, bir olmaktır. Hangi dinden olduğunu önemsemiyoruz, gelirinizin ne olduğunu önemsemiyoruz. Gelin New York ailesine katılın. Biz beyazız, siyahız ama bir eyaletiz”

Cuomo’yla birlikte, yeniden eyalet Başsavcısı seçilmek isteyen Eric Schneiderman ve Eyalet Saymanlığını yeni dönemde kazanmak isteyen Thomas DiNapoli de kürsüye çıkarak kısa bir konuşma yaptılar.  Demokrat Parti Kongre Üyesi Charles Rangel’in de katılıp bir konuşma yaptığı mitingde, Demokrat Parti üyesi New York Belediyesi eski Meclis Başkanı ve LGBT hakları savunucusu Christine Quinn de mitingde kalabalığa hitap etti.

Mitingde konuşan Christine Quinn, kadın eşitliği konusuna değinerek, kadınların hamilelik dönemlerinde doğuma yakın son haftalara kadar çalışmak zorunda kalmalarını eleştirerek, bunun insani olmadığını ve partilerinin bu sorunu çözmede kararlı olduğunu dile getirdi. Quinn, partisinin bir çok sorunu çözdüğü gibi asgari ücretin yükseltilmesi, kadınların eşitliği ve göçmen çocuklarının eğitimiyle ilgili sorunları da çözeceğini ifade ederek, New Yorklulardan Demokrat Parti için oy istedi.

Mitingdeki Demokrat Partili tüm konuşmacıların, Cumhuriyetçi Parti’nin New York Valisi adayı Rob Astorino’dan gelen Demokratların ”tembel” olduklarıyla ilişkin suçlamaya değindikleri dikkat çekti.

Mitinge, bitmek üzereyken geldiği için kalabalığa hitap edemeyen Demokrat Parti’den New York Belediye Başkanı Bill De Blasio ise mitingin ardından gazetecilerin sorularını cevapladı. De Blasio, Demokratların ”tembel” olduğuyla ilgili suçlamaya verdiği cevapta şunları kaydetti:

”Burası dünyanın her yerinden daha çalışkan bir şehir, insanlar geleceğini derinden önemsiyorlar ve çıkıp oylarını kullanacaklar.”

Açıklamasında seçim sonucundan endişe etmediğini belirten Belediye Başkanı De Blasio, Demokratlar için New York’ta inanılmaz bir sonuç alacaklarını ifade etti.

New York eyaletinin 27 Kongre üyesi sandalyesinin sadece 6 adetini ellerinde bulunduran Cumhuriyetçiler 4 Kasım seçimlerinde, bu sayıyı artırma amacındalar.

New York’taki Valilik seçimiyle ilgili yapılan anketler, Andrew Cuomo’yu önde gösteriyor.

ABD’nin en maliyetli seçimi

Öte yandan, Duyarlı Politika Merkezi’nin yaptığı araştırmaya göre, 2014 ara seçimlerinde adayların kampanyalarında harcadıkları para, yaklaşık 4 milyar doları buldu. Bu sonuç, 4 Kasım seçimlerini, ülkenin bugüne kadarki en maliyetli seçim yaparken, harcanan bu para, ABD’nin Batı Afrika’daki Ebola’yla mücadele için söz verdiği paranın 10 misline denk geliyor.

 

Leave a Reply

Your email address will not be published.