İsrail’den geciktirilmiş ve zamanlamalı özür!

Güneydoğu ve Ortadoğu’da, Nevruz’la birlikte esen barış rüzgarları devam ediyor. Mavi Marmara mağduru Türkiye’nin kararlılığı ve Obama’nın ziyareti, meyvesini verdi ve İsrail, tarihinde ilk defa bir ülkeye karşı özür dilemeyi ve tazminat ödemeyi kabul etti.

Güneydoğu’yu kana bulayan terör örgütünün hapisteki lideri Abdullah Öcalan’ın bölgede kanın durdurulması için attığı barış adımının ardından, 2010 yılında, Mavi Marmara gemisine İsrail askerlerinin uluslararası sularda düzenlediği operasyonda 9 Türk’ün hayatını kaybetmesi ile kopma noktasına gelen iki ülke ilişkilerinde önemli bir gelişme yaşandı.

Türkiye’nin, başta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu aracılığıyla sık sık dile getirdiği ”İsrail özür dilesin, tazminat ödesin” talebine nihayet yıllar sonra İsrail’den olumlu yanıt geldi. ABD Başkanı Barack Obama’nın İsrail ziyaretine denk gelen bu gecikmiş yanıt, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, Başbakan Erdoğan’la yaptığı telefon görüşmesinde, Mavi Marmara baskını için özür dilediği ve baskında hayatını kaybeden vatandaşlar için tazminat ödemeyi kabul etmesiyle verilmiş oldu.

Başbakanlık kaynaklarının da doğruladığı gelişmeye göre, Netanyanu, Başbakan  Erdoğan ile yaptığı telefon görüşmesinde, Mavi Marmara saldırısından ötürü duyduğu pişmanlığı dile getirdi ve ”trajik sonuçların” kasti olmadığını söyledi.

İki lider arasındaki telefon görüşmesinde, saldırıda hayatını kaybedenler nedeniyle İsrail’in ”pişmanlığını ifade ettiği” ve Netanyahu’nun tazminat ödeme sözü vererek, saldırıda ”operasyonel hatalar” olduğununu belirtiği kaydedildi…

Başbakanlık açıklaması

Başbakanlık’tan konuyla ilgili yapılan yazılı açıklamada şunlar kaydedildi:

“Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan bugün İsrail Başbakanı Sayın Binyamin Netanyahu ile telefonda konuşmuştur.

Sayın Başbakanımız, Sayın Netanyahu’ya, Türk ve Yahudi halkları arasındaki ortak tarihe dayanan ve yüzyıllardır süregelen güçlü dostluk bağlarına ve işbirliğine değer verdiğini söylemiştir. Bölgenin barış ve istikrarı için hayati stratejik öneme sahip olarak gördüğü ilişkilerin son dönemde bozulmuş olmasının üzüntü verici olduğunu ifade etmiştir. Türkiye’nin, İsrail-Filistin ihtilafına iki devletli vizyon temelinde adil, kalıcı ve kapsamlı bir çözüm bulunmasına yönelik uluslararası ve bölgesel tüm çabalara desteğini yinelemiştir.

Sayın Netanyahu, İsrail tarafından hadiseyle ilgili olarak yürütülen ve bir dizi operasyonel hatanın yapıldığına işaret eden soruşturma ışığında, can kaybına veya yaralanmaya yol açan her türlü hatadan dolayı İsrail adına Türk halkından özür dilemiş; Sayın Başbakanımız da söz konusu özrü Türk halkı adına kabul etmiştir.

İki başbakan, tazminat/âdemi mesuliyet konusunda bir anlaşma yapılması hususunda da mutabık kalmıştır.

Sayın Netanyahu ayrıca, İsrail’in, sivil halkın kullanacağı malların Gazze dâhil Filistin topraklarına girişine ilişkin kısıtlamaları esas itibariyle kaldırdığını ve sükûnet devam ettiği müddetçe bu durumun da devam edeceğini ifade etmiştir.

İki lider, Filistin topraklarındaki insani durumun iyileştirilmesi için birlikte çalışmak konusunda mutabık kalmıştır.”

Ortadoğu’da Nevruz’la esen barış rüzgarı

Güneydoğu’yu kana bulayan yasa ve çağ dışı terör örgütünün hapisteki lideri  Öcalan’ın Güneydoğu’da kanın durdurulması için attığı barış adımının ardından, ABD Başkanı Barack H. Obama’nın İsrail’e yaptığı ziyaretle birlikte Filistin ve Ortadoğu’da barış adına önemli cesur meajlar vermesiyle birlikte İsrail’den de paralel bir hamlenin gelmesi,  sadece bölge açısından ve Türkiye-İsrail ilişkisinde önemli gelişme olarak dikkat çekmedi, aynı zamanda Ortadoğu ve Dünya barışı konusunda,  uluslararası kamuoyunu da umutlandırmış oldu.

İlk açıklama  yine yurtdışından

Türk basını Mavi Marmara olayının ardıdan yaşanan uluslararası diplomatik gelişmeleri, kendilerine karşı ‘ketum’ davranan Türk Dışişleri yetkilileri yerine, İsrail Dışişleri’nin dezinformasyon amaçlı bilgilendirmeleriyle takip etmeye çalışırken,  İsrail’in kasıtlı olarak yıllardır ertelediği özür bilgisini de, yine ilk olarak yurt dışı kaynaklardan edindi. Ancak bu kez, İsrail yerine, ABD’li yetkililerin açıklamalarıyla…

Beyaz Saray’ın yazılı açıklamasında Obama, Erdoğan ile İsrail Başbakanı  Netanyahu arasındaki telefon görüşmesinden memnuniyetini ifade ederek, ”bölgesel barış ve güvenliği ilerletmek için Türkiye ile İsrail arasındaki olumlu ilişkilerin yeniden tesisine büyük önem verdiklerini” bildirdi.

Açıklamada, ABD’nin hem Türkiye, hem de İsrail ile yakın ortaklıklarına derinden önem verdiği belirtilen  Obama’nın şu ifadeleri kullandığı kaydedildi: ”Bölgesel barış ve güvenliği ilerletmek için Türkiye ile İsrail arasındaki olumlu ilişkilerin yeniden tesisine büyük önem veriyoruz. İki lider arasındaki bugünkü görüşmenin, onları bu konuda ve bir dizi diğer zorluk ve fırsatta daha derin işbirliğine girmeleri için imkan sağlayacağından umutluyum”

Genel olarak, Obama’nın Ortadoğu ziyareti ve ardından yaşanan gelişmeler, Suriye krizinden, Filistin sorununa, İran’ın bölgesel gücünü azaltmanın da dahil edilebileceği bir dizi güvenlik konularına, Doğu Akdeniz ve enerji alanındaki bölgesel gelişmelere kadar, Ortadoğu ve Türkiye’de, bir takım stratejik yatırım hedefleri gibi bir çok konunun ele alındığı izlenimi veriyor. Bunun, ilerleyen zamanda, daha görülür bir şekilde su yüzüne çıkması bekleniyor.

Sonuçta, Türkiye’nin ve Obama’nın bir başarısı gibi görünen İsrail’in tarihinde ilk defa bir ülkeden özür dilemesi, bölgesel ve uluslararası manada, barış adına atılan büyük bir adım olarak yorumlanırken, olay, 2010 yılındaki talihsiz saldırının hemen ardından, yapması gerekeni yapmayan, kredisi düşmüş bir ülkenin, ‘özür ve tazminat’ı, kendi menfaatine yönelik uluslararası siyasi ve ekonomik bir malzeme olarak kullanma girişimi şeklinde değerlendirmelere de neden oluyor.

 

, , , , , ,

Leave a Reply

Your email address will not be published.