Esir gazeteci serbest bırakıldı: ”Bir aile seviniyor, bir aile hala feryat figan içinde!”

Geçtiğimiz cuma günü Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed ile görüşmek üzere Suriye’ye giden ve 9 kişiden oluşan CHP heyeti, bu ülkede 90 gündür tutuklu bulunan Kameraman Cüneyt Ünal’ı alarak Türkiye’ye döndü.

Suriye’de yaşanan çatışmalarda yaralanan ve bir daha haber alınamayan Filistin uyruklu gazeteci Başar Fehmi Kadumi’nin eşi Arzu Kadumi, eşinden bir haber alacağı ümidi ile Yayladağı Sınır Kapısına geldi.

Başar Fehmi Kadumi’nin yaralı olduğunu gazetecilere anlatan Cüneyt Ünal’ı dinledikten sonra basın açıklamasının yapıldığı alandan ayrılan Arzu Kadumi, gözyaşlarına hakim olamadı.

Eşinin hayatından endişe ettiğini gözyaşları içerisinde anlatan Arzu Kadumi’nin umutları bir kez daha yıkıldı. Arzu Kadumi, eşi ile ilgili herhangi bir bilgi verilmemesine isyan etti.

Bashar’ın eşi: Çocuklarıma ne diyeceğim

Bashar Fehmi Kadumi’nin eşi Arzu Kadumi gözyaşları içinde gazetecilere açıklama yaptı.

Eşinin durumundan endişe etiğini belirten Arzu Kadumi, ”Çocuklarıma ben cevap veremiyorum. Ölmüşse bana burdan ölüsünü getirsinler. Hayattaysa kendisi gelsin. Burada bir bayram havası yok bizim için. Burada bir aile seviniyor bir aile feryad figan içinde… Ben çocuklarıma cevap veremiyorum. 5 ve 10 yaşındaki çocuklarıma ben ne diyeceğim ben şimdi. Televizyonda Cüneyt Amacamız geldi, babam nerede diyorlar. Kimse bunu bir başarı olarak görmesin. Bashar nerede, Cüneyt geldi ama Bashar’dan haber yok. ” diye konuştu.

Ailenin yakını olduğu öğrenilen bir genç de “Arkadaşlar biz bir an önce Bashar Fehmi Kadumi’nin de bir an önce buraya getirilmesini istiyoruz” dedi.

Öldürülen Japon gazeteci Yamamoto’nın eşi de oradaydı

Ünal, Halep’te öldürülen Japon kadın gazeteci Mika Yamamoto ile yaşadıklarını da anlatarak, eşi Kazutaka Sato ile bir süre konuştu. Bulunduğu hapishaneye Yamamoto’nun fotoğraf makinesinin getirildiğini belirten Ünal, sadece fotoğraf makinesini gördüğünü başka bir şey hatırlamadığını söyledi.

Sınır kapısının Türkiye girişi tarafında bekleyen Sato, basın mensuplarının sorularını cevapladı.

“ÇATIŞMALAR BAŞLADIĞINDA DÖRDÜMÜZ DE DAĞILDIK”

Eşi Mika, Cüneyt ve Beşar ile birlikte Halep’e girdiklerini aktaran Sato, 20 Ağustos günü yaşananları şu sözlerle aktardı:

“Dördümüz çekim yapıyorduk. Orada Üniformalı askerler vardı. O askerler 15 metre ilerimizdeydi. Eşim Mika’da sol tarafımdaydı. Cüneyt ve Beşar Bey’de sağ taraftaydı. Birden çatışma başladı. İlk başta 3-4 tane silah sesi geldi, sonra devam etti. O anda ben arkamı dönüp kaçmaya başladım. Eşimin nerede olduğunu hiç bilmiyordum. Çünkü çatışmalar başladığında dördümüz de dağıldık ve ayrı noktalara doğru kaçmaya başladık. O anda eşimi kaybettim. O anda ben orada gerçek anlamda ne olduğunu göremedim. Eşim, Cüneyt Bey ve Beşar Bey bir anda kaybolmuşlardı.”

“EŞİMLE İLGİLİ NE BİLDİĞİNİ MERAK ETTİĞİM İÇİN BURADAYIM”

Cüneyt Ünal’ın sağ salim Türkiye’ye gelmesinden ötürü mutlu olduğunu aktaran Sato, “Ben buraya geldim. Çünkü Cüneyt buraya dönüyor. Onun eşimle ilgili ne bildiğini merak ettiğim için belki bir şeyler biliyordur diye buraya geldim. Eşimi kaybettim, gözümden kayboldu. Söyleyecek söz bulamayacak kadar çok üzgünüm. Bu acıya dayanamıyorum. Ama öte yandan Cüneyt Bey buraya sağlıklı bir şekilde döndüğü için çok seviniyorum. Onu tebrik etmek istiyorum.” dedi.

(AA, HABER7, CİHAN)

Leave a Reply

Your email address will not be published.