Sandy mağduru Türkler

Selçuk Acar, Emine Yılmaz, NEW YORK, NEW JERSEY, CONNECTICUT, DELAWARE (TURKISH JOURNAL)

Sandy fırtınasının etkisi altına aldığı bölgelerde zarar görenler arasında Türkler de var.
Sandy’den en büyük zarar görenlerin başında, ABD’de birer kültür elçisi olarak da hizmet veren Brooklyn’de Türklerin yoğun olarak yaşadığı Brighton Beach bölgesindeki Türk restoranları geliyor.

Elektriklerin kesilmesi, yolların kapanması sonucunda, hayatın felç olmasıyla kapalı kalarak iş kaybına uğrayan bazı gıda firmaları, mobilya mağazaları ve bir çok benzin istasyonuyla birlikte Cornucopia gemisi, sahibi Türk olan Sandy mağduru işletmeler arasında yer alıyor.

Değişik eyaletlerdeki; kasırga felaketini yaşayarak şahit olan, evleri veya işyerleri maddi kayba uğrayan Sandy mağduru Türklerle görüştük.

Sandy’nin tamamen kullanılamaz hale getirdiği Liman Restaurant’ın sahibi Yusuf Başusta Turkish Journal’a yaptığı açıklamada, oldukça üzgün bir ses tonuyla yaşadığı, felaketi şöyle anlattı: ”Herşeyimiz gitti. 300 bin dolarlık zararımız var.”

”Sular, 3-4 metre yükselerek depoyu ve mutfak kısmını darmadağın etti. 2 ton ağırlığındaki dev soğuk hava depolarını hallaç pamuğu gibi savurdu. Suyun tuzlu olması bütün elektrikli araç ve gereçleri kullanılamaz hale getirdi.” diyerek yaşadıklarını anlatan Başusta, Brooklyn’in en tanınan balık restoranlarından biri olan Liman’ı yeniden yapacaklarını söyledi.

Brighton Beach’teki Liman Restauran dışında, yine aynı bölgede bulunan Masal Cafe ve İstanbul Restaurant’ı da suların yükselmesi sonucunda tamamen hizmet dışı kaldı. İki restoran da sil baştan yeniden kurulacak. Masal Cafe’nin sahibi Selahattin Karakuş, sigortanın bölgeyi kapsam dışı bıraktığını, zararı kendi ceplerinden ödeyeceklerini belirterek, ”Masal’ı yeniden daha güzel şekilde inşaa edeceğiz” dedi. Kasırga mağduru diğer bir Türk restoranı İstanbul Restaurant’ta da büyük hasar var. Bu güzide Türk restoranında da, sahibi Rıza Ataş’ın deyimiyle ”yeniden donatılacak.”

New York’ta benzin istasyonu sahibi Hüseyin Kandemir de, Sandy’den etkilen Türklerden. Hüseyin Kandemir “Benzin istasyonunda kuyruklar var, benzin bitmek uzere yarından sonra gaz yok. Pazartesine kadar, belki daha da fazla… Ayrıca evinde elektriklerinin kesilmesi yüzünden oldukça sıkıntı yaşayan Kandemir telefonunu dahi sarj edemediğini söyledi.

Delaware’de yaşayan Rutger Üniversitesi öğrencisi, Ebru Düğme ise, Sandy deneyimine şöyle anlattı: ”Üniversite’deki binaların hiç birinde elektirk yoktu ve bir kaç kez elektirik yangını çıktı. Binadaki su pompası da calışmadı ve susuz kaldık. Hem yemek yapmak için elektirik yoktu, hem de yakınlarda yemek servisi yapabilcek hiç bir yer açık değildi. Kampüste dik ağaç kalmamıştı ve her yer su altındaydı. Her yerin su altında olması durumumuzu daha da tehlikeli hale getirdi. Çünkü elektirik kabloları yere düşmüştü. Allah’tan arabam garajın 3’üncü katındayı. Aksi halde benim arabam da sular altında kalacaktı. Polisin yardımıyla, ana yola zar zor çıktım.”
Ebru büyük bir mücadeleyle Newark’tan, Delawere’ye ailesinin yanına döndü.

Keyport, New Jersey’den, Yellow Rose ve Cornucopia restorantlarının sahibi Suleyman Kılıç da, firtınadan etkilen Türklerden. Aldıkları tedbirler yüzünden daha büyük bir felaketten döndüklerini ifade eden Kılıç, yaşadıklarını şöyle dile getirdi:
“Keyport yerinden oynadı, gemiler iç kesimlere kadar girdi. Bizim yan tararfimizda 15 kişi öldü. 600 tane ev yerinden kaydı. Yollar yerinden oynadı, her taraf su içinde. İşyerlerimin zarar görmesine ve resturantlarımın kapalı olmasına rağmen ailesine ve çevreme zarar gelmedigi için şükrediyorum”

New Jersey’e bağlı Pert Amboy’da oturan Cornucopia gemisinin sahibi Hidayet Kılıç’ın zararı ise, en az 40 bin dolar civarında. ”Fırtınadan ucuz kurtulduk. Daha kötüsü de olabilirdi” diyen Kılıç, en büyük gemisi Saint Charles’in halatlarının kopmasıyla denize açıldığını, gemiyi zar-zor zar kurtartıklarını bildirdi.

Evinin camları kırılan Fairfield, Connecticut’ta oturan Yeşim Sarıkçıoğlu ise, büyük bir korku yaşadığını dile getiriyor.

Sarıkçıoğlu yaşadığı korku dolu dakikları şöyle anlatıyor: ”Çatı katına çıkamadım uçar diye, bodrum kata inmedim sular dolar diye. Benim için korkunç anlardı. Adeta gökyüzü, ağlıyordu. Gökyüzü dakikalarca renk değiştirdi. Bir anda bütün pencereler sallandı korkudan divanda yatiyordum yere yattım
Bu korkuyu hiç birzaman unutamam. Sanki kağıt yırtılır gibi duvarlar sallanıyordu.
Birden elektrikler kesildi ve ardından o korkunç manzara”

New York’ta taksicilik Bergen County, New Jersey’den Ramazan Marmara da, fırtınadan dolayı işe çıkamayanlardan. Marmara, yaşadıklarını şöyle anlattı: ”Biliyorsunuz gaz sıkıntısı var. 45 dakikan fazla benzin kuyruğunda bekledim. Aldığım 20$ benzin. Daha fazla vermiyorlar’

Connecticut’dan Aslıhan İbişi’nin anlattıkları ise, toplu yıkıma neden olan tam bir savaş manzarası ortaya koyuyor: ”Şu anda elektrikler kesik. Buralarda heryeri su basmış durumda. Aileme ulaşamadım, telefonlar kesildi, cep telefonları da çalışmadı, trafik işaretleri çalışmıyor. Yolları kapattılar. Üstelik benzin sıkıntısı da var. Benzinliklerde saatleri bulan sıra var. Amerika’da 16 senedir ilk defa böyle bir fırtına yaşadım.”

Kasırgadan en fazla etkilenen yerlerden biri de, elektriklerin olmaması nedeniyle çayocağı çalışmayan ve maddi kaybı olan, Güney New Jersey’deki Türklerin yoğun olarak yaşadığı Delran’daki Türk kahvehanesi. Burası bir kahveden öte, bölgedeki Türklerin buluşup, biraraya geldikleri, bir sosyal-kültürel ofis olarak da hizmet veriyordu aynı zamanda.

, , , , ,
One comment to “Sandy mağduru Türkler”

Leave a Reply

Your email address will not be published.