Published On: Sat, Jun 23rd, 2012

119 Türk liderinin liderlik görüşleri bir kitapta

Share This
Tags

Yazar Sevinç Engin, “Lider öyle olmaz böyle olur, yön veren liderler ile liderlik üzerine” adlı son kitabında Türkiye’nin kendi alanında lider 119 ismi ile birebir röportajlara yer verdi.

Kitabında, liderlere sorduğu özel sorulara aldığı cevapları da yayımlayan yazar Engin’in cevap aradığı sorularından bazılarını şunlar oluşturdu: “Türkiye lider çıkarmaya aç bir ülke midir”, “Karizmatik liderlik nedir”, ‘’Lider olunur mu doğulur mu”, ‘’İyi bir lider her zaman iyi bir yönetici midir?’’, ‘’ Lider için aile desteği ne kadar önemli’’.

Engin kitabında liderliğin hep siyaset ve iş dünyası bağlamında düşünüldüğünü ancak kendini işine adayan bilim adamları, öğretmenler, annelerin de büyük lider olabileceğini vurguluyor. Kitapta röportajı yer alan spor, siyaset, iş, ve medya dünyasının lider isimleri arasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Galatasaray Futbol Takımı Teknik Direktörü Fatih Terim, Doğan Yayın Holding CEO’su Arzuhan Doğan Yalçındağ, Alarko Holding Yönetim Kurulu Başkanı İshak Alaton ve Hüsamettin Cindoruk da yer alıyor.

Yazar Engin: ”Kitap, liderlik ve insanların liderliği nasıl uyguladığı ve süreç içerisinde nasıl lider haline geldikleriyle ilgili”

Genel okuyucu için olduğu kadar lise ve üniversite öğrencileri için de yararlı olabilecek birçok yaşam deneyimini Yazar Sevinç Engin ile paylaşan liderler, “dayanışma, birlikte omuz omuza çalışma, zorlukları ve başarıları birlikte kabul etme, yeniliklere açık olma ve çalışmanın önemi gibi” konulara vurgu yaptılar.

493 sayfalık kitapta, Yazar Sevinç Engin’e liderlik ve başarı yolunda karşılaştıkları ilginç, kritik, önemli ve ders niteliğindeki olayları içtenlikle anlatan, ekonomi, siyaset, bilim ve basının zirvesindeki isimler karşılarına çıkan zorluklar ve gözlemlerinden derledikleri kimi görüşleri şöyle paylaştı:

Erdoğan’ın liderlik sırları :
Başbakan Erdoğan’ın “Liderlik” tanımı : ‘Kötümser olmaz, çevresine olumlu enerji yayar. Farklılıkları tek bir potada eritir, halka güven verir, yalan söylemez.’ diyor. “Yüksek duygusal zeka ve düşük duygusal zeka lider ve topluma nasıl yansır” biçimindeki bir soruyu yanıtlarken “Eskiler “Hal saridir’ derler. Yani, haller, haleti ruhiyeler bulaşabilir. Dolayısıyla liderlerin ruh hali de sâridir, bulaşıcıdır, çok çabuk etrafına yayılır. Eğer lider mutlu bir ruh haline sahipse, etrafındaki insanların da her şeye daha olumlu baktıkları görülür” diyor ve takım çalışmasında “iyimser olmanın” önemine değiniyor.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ünlü “Lider olunmaz, lider doğulur” sözünü yorumlaması istenince de “Bazı insanlar liderliğe yatkın bir mizaçla doğabilirler. Ama bence bir insanı lider yapan şey, ülkesine duyduğu sevgi ve onun uğrunda yürüttüğü toplumsal mücadeledeki kararlılığıdır. Ben güzel bir gelecek özlemiyle yürütülen toplumsal mücadelelerin liderliği yarattığı inancındayım” karşılığını veriyor.
Başbakan; ‘yüksek duygusal zekanın lider üzerindeki rolü’ nediri sorusuna : Yanıt: Eskiler ‘hal saridir’ derler. Yani haller, haletiruhiyeler bulaşabilir. Dolayısıyla liderin ruh hali de saridir, bulaşıcıdır; çok çabuk etrafına yayılır.

‘Liderlikte ailenin payı nedir?’ sorusuna Başbakan şu yanıtı vermiş, ‘İnsanın ailesinin bulunduğu noktaya gelmede önemli bir rolü vardır. Ailesinde huzur içinde olanlar, aileden destek görenler, bu huzuru, mutluluğu ülkesine de yansıtacaktır. Halkla daha doğru iletişim kuracaktır.’

Bahçeli MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de kitaba “Demokratikleşme ve Liderlik” başlıklı bir makale yazdı. Bugünün liderlik manzarasına ilişkin şu iddialarda bulunuyor: “-İstikrar, hoşgörü ve uzlaşma siyasetini küçümseyerek, tarihi ve milli hassasiyetimizi yok farz ederek ‘’antidemokratik’’ etiketini sağa sola gelişigüzel bir şekilde yapıştırmaya çalışarak kalıcı başarı sağlanamaz. -Türkiye’nin etnik ve dini farklılıklar ile çatışmaların kamusal alana taşınıp onlara siyasi misyon yüklenerek ilerlemesi ve uzun süre ayakta kalması mümkün değildir. Dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir demokratik rejiminde etnik kimlikler okşanarak, etnik ve dini farklılıklar kaşınarak, demokrasinin ve toplumsal dayanışmanın geliştiği görülmemiştir. Demokrasinin ruhuna ve lafzına tamamen aykırı tavır alışların, demokrasi ambalajıyla pazarlanması bu değerlendirmeyi değiştirmemektedir. -Türk demokrasisi, mükemmel bir anayasaya kavuştuğu ve ülkemiz daha ileri bir sosyoekonomik seviyeye ulaştığı zaman, siyasi hayatımız da bir çırpıda aynı düzeye çıkmış olmayacaktır.

Enerji Bakanı Taner Yıldız: Türkiye’nin mevcut enerji durumunu anlatan ve geleceğe bakan dört alt başlık üzerinde şunlar var: Enerji güvenliği, arz güvenliği, Türkiye’nin ihtiyaçları ve boru hatları projelerinin durumu. Bu çerçevede, Türkiye’nin enerji kaynaklarını çeşitlendirme ihtiyacı, bölgedeki ülkelerle yaşayabileceği sıkıntılar ve karşı karşıya kalabileceği riskler de göz önüne alındığında Türkiye’nin bölgedeki enerji liderliğinin gelecekte kalıcı olması için neler hedefliyorsunuz sorusuna ‘Enerji güvenliği için ortak çözümün basamaklarını da şöyle tarif etmeye çalışacağım: İkili ve çok taraflı sorumluluk ve karşılıklı bağımlılık,Açık, şeffaf, istikrarlı ve sürdürülebilir yatırım ortamı, Sosyal sorumluluk bilincine sahip serbest bir enerji piyasası. Gittiğimiz ülkelerde Türkiye’nin ve bölgemizin enerji ihtiyaçlarına çözüm olacak, ülkemizin dünya arenasında önemli bir aktör konumunu sağlamlaştıracak görüşmelerde bulunuyoruz; bu temaslarımızın somut sonuçları olarak çeşitli anlaşmalar ve işbirlikleri tesis ettiklerini’ ifade etti. Biz: dayanışma ve güveni, diyalog ve işbirliğini itibarlı bir dış enerji politikasının ögeleri olarak görüyoruz Türkiye, benzersiz jeo-stratejik pozisyonu ile hazar bölgesi, Orta Doğu ve Orta Asya enerji kaynaklarının, Avrupa ve dünya pazarlarına güvenli, ekonomik ve çevreyle uyumlu yollardan taşınmasına imkân sağlayan bir ülkedir. Bu perspektif göstermektedir ki Türkiye; Asya, Avrupa ve Ortadoğu arasında zaten doğal ve fiili bir köprü ve kavşaktır. Türkiye, fiziki konumunu hem kaynak ülkeler hem pazar ülkeleri için bir “avantaj” ve “değer” olarak ortaya koymaktadır. Türkiye; Orta Doğu, Orta Asya ve Avrupa arasında bir dostluk köprüsüdür. Bu jeopolitik pozisyon, üç yakayı bir araya getirmekle kalmayıp birbirleriyle kaynaştıran bir anlam taşır. Türkiye, jeoekonomik olarak bu üçlü vizyonu realize etmek noktasında kendisini sorumlu hissettiği kadar, mesafe almak için de sabırsızlık içindedir. Tamamladığımız ve başarılı bir şekilde işlettiğimiz diğer projeler gibi çeşitli aşamalardaki boruhattı projeleriyle, Türkiye, güvenlik katsayısı ne kadar yüksek bir ülke olduğunu kanıtlamaktadır. Bölgemizde tüketici ülkelere çeşitlendirilmiş enerji akışlarını teminat altına almak için stratejik enterkoneksiyonların geliştirilmesinde, bölge ile yoğunlaştırılmış bir işbirliği yolu izlenmelidir. Türkiye’nin kaynak çeşitliliği arayışında, komşuları ile gelecekte de yollarını devam ettirmesi kadar doğal bir süreç olamaz. Türkiye, kaynak ülkelerin hepsine eşit yakınlıktadır ve hepsinden de enerji tedariki konusunda istekli, arzulu ve yapıcı bir çalışmanın içerisindedir.’diye ifade etti.

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım: Liderlik sonradan elde edilen bir şey değil. Biraz insanın yaradılışında, fıtratında olan bir şey olması lazım.

Galatasaray Futbol Takımı Teknik Direktörü Fatih Terim: Hiç şüphe yok ki insan kendini yetiştirir; aldığı eğitimin kalitesine ve çevresinin katkısına bağlı olarak yüksek mevkilere gelebilir. Ama liderlik büyük ölçüde kişinin karakter özelliklerine bağlıdır.

Çalık Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çalık: Ben liderliğin doğuştan gelen bazı karakter özelliklerinin temel olduğunun yanı sıra, zamanla kazanılan unsurların ve yaşananların da önemli olduğunu düşünüyorum. Lider, konuşmasıyla, duruşuyla ve bıraktığı izlenimle kendini belli eder. Ancak liderlikte, zaman içinde edinilen çeşitli deneyim ve bilgi birikimi önemli yer tutmaktadır.Lider olma kapasitesi olmayan kişinin başarılı bir lider olma şansı mümkün değildir. Liderliğin kişinin kendisinde başladığına inanıyorum. “Türkiye lidere aç mı?” sorusuna “Genel olarak dünyada bir lider krizine girildiği gibi bir ortam yaratılıyor. Ancak ben, çağın en büyük lideri olan Atatürk’ü çıkarmış bir ulusun lider çıkartmakta zorlanmadığına, bugün ve gelecekte de zorlanmayacağına inanıyorum” karşılığını veriyor.

Zorlu Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu: Bir liderin sahip olması gereken özelliklerin başında yaptığı işe, ülkesine ve dünyaya karşı sorumluluk duygusu geliyor. İkinci sırada ise vizyon sahibi olmak, yeniliklere açık olmak geliyor. Ekip çalışmasına önem ve değer vermek, tüm ekip üyeleri ile iyi bir iletişim kurmak da önemli kriterler… Çağdaş anlayışa göre liderliğin öğretilebileceğini belirtirken “Yeni bir sektöre ya da alana yatırım söz konusu olduğunda, kendi içgüdüme ve “koku alma’ duyguma da çok güvenirim” diyor. Türk toplumunun bütün sorunları liderlerin çözmesini beklemesi alışkanlığının gerçekçi olmadığını kaydeden Zorlu, diğer birçok ilginç görüşünün yanı sıra, “Başarıda teori yüzde 20, pratik yüzde 80 rol oynuyor. Bu nedenle gençlere en büyük öğüdüm, stajınızı o kuruma gönül vererek, işe yoğunlaşarak yapın, Fabrikalar, şirketler birer hayat okulu. Elinize geçen fırsatları iyi değerlendirin” gibi önerilerde bulunuyor.

SANKO Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdülkadir Konukoğlu: Yöneticilere vazgeçilmez saydığım önerilerim, dürüstlük, empati kurabilmek ve kin tutmamak… Bir şirkette görev yapan herkes çok çalışmalı, liderler çalışanlara örnek olmalı, hepsinden çok çalışmakla beraber yön gösterici ve sorun çözücü olmalılar.

Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi: Ali Yıldırım Koç: Günümüzde geleceğe odaklanmayan bir yöneticinin lider olduğunu söylemek zor olur… İyi yönetici olmak liderliğin olmazsa olmaz vasıflarından değildir… Lider olmak insanları sadece kendi kişisel ajandası için değil, daha büyük bir fayda için emek harcamak konusunda motive etmek demektir… Çok sayıda Türk şirketi, tercihini duygusal zekâsı yüksek liderler ve çalışanlardan yana kullanarak, dönüşümünü gerçekleştirmiş veya gerçekleştirmek için çalışmaktadır.

Doğan Yayın Holding CEO’su Arzuhan Doğan Yalçındağ: Türkiye’de kadın liderlerin azlığı bu alandaki fırsat eşitsizliğinin bir sonucu. Kadınlara yeterli imkânlar sunulursa çok kaliteli ve birçok alanda fark yaratabilecek liderlere sahip olacağımızı düşünüyorum… Liderler zor dönemlerde cesaretlerini ve motivasyonlarını kaybetmeden yaptıkları işe konsantre olabilen, korkusuzca karar alabilen insanlar… Türkiye’nin küresel liderlere ihtiyacı var. Çok kültürlü bir bakış açısına sahip olan, çağın gereklerini doğru algılayan ve yönetime yansıtan liderlere ihtiyacımız var. Dünya ile bütünleşmemizin yolu, liderlik anlayışımızın daha vizyoner olmasından geçiyor…

İshak Alaton; ALARKO Holding Yönetim Kurulu Başkanı: Yüksek duygusal zeka ve düşük duygusal zeka lider ve topluma nasıl yansır” biçimindeki bir soruyu yanıtlarken ,Bu başlı başına bir ilimdir ve empatiye dayanır. Empati; yani kendisini karşıdakinin yerine koyarak, onun nasıl düşündüğünü düşünebilme yeteneğidir ve liderliğin vazgeçilmez yönlerinden biridir diye ifade etmiştir…

Yönetici, Coca Cola firması Danışmanı Cem Kozlu: Lider olabilmenin iki koşulu var ilki istemek, ikincisi en az bir takipçiyi peşine takabilmek… STK, yerel yönetimler, okul faaliyetleri gibi lider hazırlayan yapılar Türkiye’de yeterince yaygın ve güçlü değil… Liderin peşinde olan Türk toplumunun beklentileri, daha etkin, adil ve şeffaf yönetilmek… Atatürk, Gandi, Kanuni unutulmaz liderler. Benim liderim yazları dümen tutmasını, kışın yüzmesini öğreten kaptanımız babamdı, her zaman en büyük destekçim oldu.

Demet Sabancı Çetindoğan: Başarılı bir lider kişiliğinde yüksek iç uyum ve hırs, ancak yeniliğe açıklık, tedbirlilik, uzlaşılabilirlik ve öğrenmeye açıklık özellikleri belli oranlarda bulunmalı… Başarıya ulaşmak için mutlak ve mutlak sahip olmak gerekenler: Cesaret, sürat, sezgi ve özgüven…

Yeni Şafak Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Yusuf Ziya Cömert: Türk toplumu lider çıkarmaya çok müsait bir ülke. Diyelim Tük sanayicisi, Türk tüccarı dünyada gerçekten çok aktif ve dinamik. Türk siyaseti için aynı şeyi büyük bir rahatlıkla söyleyemiyoruz. Türk siyasetinde liderlik vasıfları gözle görülür halde olan, liderlik vasıfları toplum ve kendi kitlesi üzerinde etkili olan Recep Tayyip Erdoğan var benim görebildiğim. 1960’ların siyasetini dikkate alalım. Erbakan var, Demirel var, Özal var. Bu anlamda bir lider bolluğu ile karşı karşıya değiliz.

Coca Cola International Başkanı Muhtar Kent: Masadan kalkıp, dışarı çıkıp belirsizliği ve karmaşıklığı yönetecek insanlar gerekiyor. Değişik kültürleri öğrenmek ve anlamak, insanlarla milliyetlerine odaklanmadan, farklılıklara saygı göstererek ilişkiler geliştirmek lazım. Takipçilik, alçak gönüllü olmak, başarıyı paylaşmak ve gülümsemeyi unutmamak bana hep fayda getirdi. Türkiye’de son derece başarılı yöneticiler var ve sayıları her gün artıyor….

Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı: Liderler istişare mekanizmasını işletmeli. Dehalar tek başına kaldığında, vasat zekâlardan oluşan heyetlerin ortaya çıkardığı deha karşısında diz çökmek zorunda kalıyor… Medya yöneticisi boşluklardan istifadeyle kendine alan açmak yerine, demokrasilerin medyaya biçtiği rolü içine sindirmek, yetkisini aşmamak, sorumluluğunu doğru biçimde yerine getirmek zorunda…

Eczacıbaşı Bilişim ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Eczacıbaşı: Lider hizmet eden. Yönettiği kişilere hizmet ettiğini gösterebilmeli, onlara yol gösterebilme özelliği bulunmalı. Bu da ancak ikna gücüyle olur. İki önemli özellik: Karar alabilme ve ikna edebilme yeteneği… Bilinen anlamıyla bir liderin artık bugünkü iletişim olanakları çerçevesinde eskisi gibi sivrilmesi mümkün değil, hemen pek çok ve aykırı güç devreye girip tersini söylüyor…

Milliyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Fikret Bila: Türkiye’de siyasi örgütlenme, siyasi partiler yasası gibi birçok faktör lider değişikliğini, yeni lider doğuşunu engelliyor. Bu bakımdan Türkiye’nin lider yaratma problemi var… Basın alanında yönetirken işin sosyolojik, psikolojik ve kültüre boyutlarını da dikkate alarak yönetim sergilemek gerekir…

Hüsamettin Cindoruk: Liderlik profilinde ne gibi bir değişiklikler oldu derseniz, liderlik kurumu dinsel bir kurum haline geldi… Siyaset yüzünden bir caz konserine gidemedim. Ben folkloru, cazı takip etmeyi severim… Bütün toplumun beklentilerini karşılayacak bir lider bugüne kadar gerçekleşmedi. Belki bir miktar Atatürk, bazı alanlarda bu liderlik vasıflarıyla Türk toplumunun beklentilerine veya kendi beklentilerine cevap buluyor…

Korkut Özal: Bazı kimselerin lider olma yetenekleri öbürlerine göre daha yüksektir. Mesela bazılarının hafızası kuvvetlidir çabuk öğrenir… Lider helikopter gibi olmalı, yani yükselerek bütün olarak bakmalıdır… Turgut Özal gerçek anlamda bir liderdi. Ve o öyle çok laf üretmez mesele çözerdi. Ancak Turgut Bey’in siyasette öne çıkışı 1980 askeri darbesinin doğurduğu siyasal boşlukta mümkün olmuştur…

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek: Lider kararlı olmalı, istişareye önem vermeli, cesur olmalı, korkak olmamalı, kendisine yapılan yanlışlıkları unutmamalı, ama gerektiğinde de affedici olmasını bilmeli. Hangi konuda liderlik yapıyorsa o konuda teknolojiyi ve her türlü gelişmeyi yakinen takip etmeli. Ayrıca liderin, özellikle interneti ve internetin gerektirdiği bütün teknolojik aletleri çok iyi kullanıyor olması lazım… Siyasete babamla 12-13 yaşında başladım… Keçiören Belediye Başkanı olduğumu telefonda söylediğimde ağladı, ama belediye başkanlığımı iki ay yaşayabildi babam…

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşarı Metin Kilci: Yöneticilikte devlet adamlığı toplum mutluluğu esasına dayalı bir kavramdır. Liderler bu olgunun dışında yer alamaz. Asıl görev toplum refahı ve mutluluğuna giden yolda doğru ve zamanında karar verebilmektir.

Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül: Lider vizyon-misyon sahibi olmalı, statükoya meydan okumalı, yenilikçi olmalı, doğru işi yapmalı, risk almaya yatkın olmalı, girişimci olmalı, kararlı olmalı, etkin iletişim becerisine sahip olmalı, çalışanına karşı anlayışlı bir lider-yönetici profili çizmelidir.

Dünya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hakan Güldağ: Liderlik gibi konuların değişmez biyolojik ya da antropolojik niteliklerimizden olduğunu düşünmüyorum. Kaldı ki, antropoloji, insanın asıl özelliğinin “uyum sağlama” yeteneği olduğunu söylüyor. İnsanların birbirleriyle mücadeleye, şimdi iş dünyasında egemen olan söylemiyle rekabete girişmek eğilimi ya da bireyin kendini ispatlama eğilimi gibi eğilimlerin insanda doğuştan mevcut olduğunu gösteren birşey yok. Liderlik için de bu geçerli. İlla bir varsayımdan hareket edeceksek, bu tür eğilimlerin, biyolojik değil, özel sosyal, çevresel şartların sonucu olduğu görüşü daha doğru geliyor bana.

Dünya Gazetesi Başyazarı Osman Arolat: Türk toplumu lideri ilahlaştırıyor. Ve vazgeçilmez olarak görüyor. Yani onun bütün hareketlerini siyah-beyaz şeklinde, doğru ya da yanlış şeklinde nitelendiriyor. Genellikle de lider diye seçtiği bireyi hata yapmaz kabul ediyor. Oysa liderler hata yapabilirler… “Ecevit Karaoğlan” denilip her şeyi halledecek birey olarak görüldükten sonra yüzde 43’ten yüzde 3’e indirilebiliyor…

CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran: Türkiye’de gelen liderin ölene kadar orada kalmasını sağlayan antidemokratik bir düzen var. Aynı zamanda bırakın ölmeyi, kendinden sonra gelecek için de çocuğunu, çoluğunu da atamaya kalkıyorlar… Uzun yıllardır, herhalde yirmi iki, yirmi üç yıldır ortalama onaltı saat, genelde de cumartesi pazarları da çalışarak geçirsem de, kendinizi geliştirmek de bir çalışma. Ülke için gönüllü bir şey yapmak da bir çalışma. İlla hepsini ticari olarak değerlendirmemek gerekiyor.

Hürriyet İcra Kurulu Başkanı Vuslat Doğan Sabancı: Dünyaya, tartışmaya ve aktif çözüm arayışlarına kapalı yapıların lider üretmesi mümkün olmaz. Eğer oturduğu koltuktan yıllar yılı kalkmayan insanları lider olarak görüyorsak, Türkiye’nin çok ciddi bir lider sorunu vardır. Ancak tartışma ve çözüm üretme kültürüne sahip olan toplumlar, kaliteli lider üretirler. Türkiye’ye baktığımızda, dünya ile güçlü ilişkileri olan kurumlarımızın ki aralarında devlet kuruluşlarının yanı sıra şirketler de vardır, lider çıkarttığını görüyoruz, ancak yeterli değil.

Uğur Dündar: Türkiye’nin görünürde bazı liderleri var. Ama onları evrensel örnekleriyle kıyasladığımızda maalesef birçok özellik açısından geride kaldıklarını görüyoruz. Bence liderin başarı çıtası sadece Türkiye ölçülerine göre değil, evrensel ölülere göre belli yerlere taşınmalıdır. Ve lider mutlaka o çıtayı aşabilecek vasıfları da içermelidir.

Gazeteci Mehmet Ali Birand: Türkiye’de liderlik konumuna gelmiş olanlar etraflarındaki diğer lider adaylarını mutlaka ezerler ve yok etmeye çalışırlar. Bu da ister istemez lider nitelikli kişilerin mücadeleye girmesini engeller veya yok olmasına neden olur… TürK toplumunun koruyan, kollayan, gerektiğinde sert, gerektiğinde hoşgörülü olabilen, sıkıştığınızda başvurabileceğiniz, yardım alabileceğiniz bir insan arayışı vardı… Şu kadarını söyleyeyim ki, bu da ancak hikâye kitaplarında bulunacak niteliklerdir…

Milliyet Gazetesi Yazarı Güneri Civaoğlu: İnönü’ye sormuşlar “Atatürk’ün en belirgin özelliği ne?” diye. O da “Hepimizden cesurdu” demiş… Liderlik Dalay Lama olayı gibi. Dalay Lama’yı keşfederler, ondan sonra onu eğitirler. Ama bir Dalay Lama bulmak da ne kadar zor biliyorsunuz

Milliyet Gazetesi Yazarı Melih Aşık: Liderlik elbet doğuştan bazı özellikler gerektirir ama birçok özellik de sonradan kazanılır. İnsanlar doğuştan eğitimli olmadığına, eğitimden geçmeden lider olunamayacağına göre demek sadece doğuştan özellikler lider olmak için yeterli değil. Tabii çevre koşulları ve tarihi fırsatlar da bir o kadar önemlidir. Liderin sahneye çıkabilmesi için uygun koşullar gerekir. Fırsat doğması gerekir. Konjonktür lidere kendini gösterme fırsatını vermezse erir gider… Ya da alt katlarda kalır. Liderin sahneye çıkması yetenekleri kadar koşulların da eseridir…

CHP Ankara Milletvekili Emrehan Halıcı: Duygusal zekadan kasıt kendinin ve başkalarının duygiularını anlamak, sezmek, doğru duygusal iletişim kurmak olduğu ölçüde, duygusal zekanın herkese olduğu gibi yönetici ve liderlere çok önemli yarar sağlayacağı aşikardır.

Kur’an Bilimleri Araştırma Vakfı Başkanı Süleyman Ateş: Ölçüm Hz.Ebubekir’in halife seçildiği sırada yaptığı konuşma: “Ey insanlar, ben sizin en iyiniz olmamakla beraber sizin üzerinize yönetici seçildim. Şimdi ben iyi davranırsam bana yardım ediniz; kötü davranırsam beni düzeltiniz. Doğruluk emanet, yalancılık hıyanettir. İçinizde zayıf olanınız Allah’ın izniyle, hakkını kendisine iade edinceye dek yanımda güçlüdür”…

İstanbul Kültür Üniversitesi İktisat Bölümü Başkanı Ekrem Alkin: Tereddütsüz yakın tarihin en büyük lideri Atatürk. 20’nci ve 21’inci yüzyılın liderleri, Atatürk’ün dehasının yanında sadece “vazifeli insanlar” olarak tarif edilebilir… Türk toplumunun ne istediğini anlayan ve onu nasıl tatmin edeceğini bilen herkes bence çok iyi bir lider olur… Siyasal-iktisadi ortam otomatikman her zaman bir lider çıkarır…

Dünya Gazetesi Ankara Temsilcisi Ferit Parlak: Türkiye’de lider çok, takım oyunu oynayan yok. Aynı konuda faaliyet gösteren 300 STK var, yani herkes ağa… Bir noktaya gelebilmek için akşamları ve tatillerde de çalışıyorum diye günü ve çalışma saatlerini iyi kullanamadığımı anladım, şimdi disipline etmeye çalışıyorum. Bu yıl 10 -15 günlük bir tatil yapmayı düşünüyorum… Ben büyükannem ile büyüdüm, “paylaştıkça büyürsün” derdi, önceleri kulak asmadım, sonra sıkıntılı bir dönemde uyguladım ve sıkıntılı dönemlerin aşıldığını gördüm…

Habertürk Gazetesi Yazarı Umur Talu: Türkiye’de iki manada liderlik sorunu var. Bir; fazla lider var. İki; lider vasıfları çok lider yok. Ama baktığınızda fazla lider var… Türk toplumu bazen lideri “idol” ile karıştırıyor. Bazen bu lider bir siyasi parti lideri oluyor. Genellikle de teslimiyet ve körü körüne inanma oluyor ve sonu da genellikle hayal kırıklığı oluyor.

Bersay İletişim Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ali Saydam: Türkiye’nin lider problemi siyasi partiler alanında. Menderes’ten, Turgut Özal’dan bu yana tüm ülkeyi kucaklayabielcek yetenekte çıkarabildiği tek liderin Başbakan Erdoğan olduğu söylenebilir… Oysa toplum dinamiklerini oluşturan diğer iki alanda özel sektör ve sivil toplum örgütlerinde lider sıkıntısı çekmiyor Türkiye…”


Yazar Sevinç Engin Hakkında

ODTÜ Mühendislik Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde yüksek lisans yapan kitabın yazarı ve 120 söyleşiyi tek başına yapıp kitabı hazırlayan Yazar Sevinç Engin çeşitli sivil toplum kuruluşlarından ödüller kazandı. Engin, çalışmasıyla ilgili olarak, “Liderlik bir yaşam felsefesidir, icra kurulu başkanları, yöneticiler büyük liderler olabilecekleri gibi, yardımsever öğretmenler, bilim adamları, şefkatli anneler de büyük liderler olabilir. Liderlerin alanı “gelecek’tir. Liderlerin eşsiz mirası, zaman içinde ayakta kalan saygın kuruluşlardır. Her zaman olduğu gibi, ya iyi yapmayı ya da hiç yapmamayı bilmek gerekir. Amacımız hayatın her alanındaki başarılı insanların tecrübelerini aktarabilmek ve kendimize bir pay bir ders çıkarabilmekti. Bu kitap hayatın her aşamasındaki insanlar için hazırlandı” dedi.

Leave a comment

XHTML: You can use these html tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>