Küresel Salgınlar Konusunda Raporlar Çelişkileri Ortaya Koyuyor

Share This
Tags

Doç.Dr. Göknur Akçadağ- Nişantaşı Üniversitesi/ İstanbul- 2019’dan itibaren Dünyanın hazırlıksız şekilde karşı karşıya kaldığı pandemi süreci ile eski ve yeni raporların verdiği bilgileri kıyaslayarak çeşitli sonuçlara ulaşmak mümkün olabilmektedir. Bazı güncel raporlar bizlere ilginç bilgiler ve resmi rakamlar ile araştırma sonuçları arasındaki farklılıkları sunmaktadır. Salgını değerlendirmek açısından 195 ülkeyi sağlık güvenliği konusunda sıralayan Küresel Sağlık Güvenliği Endekslerinin 2019 ve 2021 raporlarının verileri dikkat çekiyor ve bazı çelişkileri ortaya koyuyor.

191 ülkede Washington Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen Corona ek ölümlerin araştırması, direkt virüs kaynaklı ölümler kadar, enfeksiyona bağlı ölümlerde dikkate alınarak yapıldı. Araştırma, salgın öncesi yılların ölüm ortalamaları ile salgın dönemindeki ölüm ortalamalarının karşılaştırılması yapmaktadır. Araştırma ekibi, “Dünya Ölüm Veri tabanı”, “Avrupa İstatistik Kurumu” gibi resmi kurum verilerini kullandı. Elde edilen veriler ülke ve bölge bazlı olarak farklılıklar gösterse de, küresel olarak ölüm oranı, 100 bin kişide 120 kişi olarak kaydedildi. 1 Ocak 2020 ve 31 Aralık 2021 arasında bildirilen COVID-19 ölümleri dünya genelinde toplam 5,94 milyona ulaşmış olsa da, dünya genelinde 18,2 milyon (%95 belirsizlik aralığı 17·1-19·6) kişinin ölüm nedeniyle öldüğünü hesaplandı. 

Açıklanan resmi veriler ile araştırma sonucundaki farklı rakamlar dikkat çekici. Araştırma Lancet dergisinde yayınlandı. COVID-19 nedeniyle aşırı ölümlerin sayısı en fazla Güney Asya, Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Doğu Avrupa bölgelerinde görüldü. Ülke düzeyinde, COVID-19 nedeniyle en yüksek kümülatif aşırı ölüm sayısının Hindistan’da 4.07 milyon, ABD’de 1.13 milyon olduğu tahmin ediliyor. Rusya’da 1.07 milyon, Meksika’da 798 000, Brezilya’da 792 000, Endonezya’da 736 000 ve Pakistan’da 664 000 olarak hesaplanmış. Türkiye için hesaplanmış değerler tabloda aşağıdaki şekilde hesaplanmıştır: 

Reported Covid-19 deaths: 82400    

Reported Covid-19 mortality rate (per 100 000): 52·9   

Estimated excess deaths: 185000 (160000 to 217000) 

Estimated excess mortality rate (per 100 000): 118·6 (103·1 to 139·2)

Ratio between excess mortality rate and reported COVID-19 mortality rate: 2·24 (1·95 to 2·63)

Görsel: 2020-21 kümülatif dönemi için COVID-19 nedeniyle tahmini aşırı ölüm oranı ile bildirilen ölüm oranı arasındaki oranın küresel dağılımı haritası:

COVID-19 nedeniyle tahmin edilen en yüksek aşırı ölüm oranı, Bolivya’da 100.000 nüfus başına 734.9 olarak tespit edilmiş, İzlanda, Avustralya, Singapur, Yeni Zelanda ve Tayvan’da negatif aşırı ölüm oranları tahmin edilmiştir. Aşırı ölüm oranlarının 21 ülkede 100.000’de 300 ölümü aştığı tespit edildi. Bölgesel düzeyde, en yüksek tahmin edilen aşırı ölüm oranları Latin Amerika, Doğu Avrupa, Orta Avrupa, Güney Sahra Altı Afrika ve Orta Latin Amerika’daydı. Özellikle Lübnan, Ermenistan, Tunus, Libya, İtalya’daki çeşitli bölgeler ve güney ABD’deki birkaç eyalet.  bazı ülkelerde oranlar daha önce listelenen yerler kadar yüksekken, İzlanda, Norveç, İrlanda ve Kıbrıs gibi diğerleri, 100.000’de 50’den az ölümle dünyadaki en düşük oranlardan bazılarına sahipti. Araştırma kapsamında ek ölümlerin en fazla olduğu ülkelerde Bolivya, Bulgaristan, Esvatini, Kuzey Makedonya, Lesotho en fazla, İzlanda, Avustralya, Singapur, Yeni Zelanda, Tayvan ise en az olan ülkeler olduğu tespit edildi. İngiltere’den elde edilen ek ölüm verileri, resmi veriler ile hemen hemen aynı oranları ortaya çıkarmış olması gibi birbirine uyumlu veri sonuçlarına da ulaşıldı. Araştırmayı ekibinin başındaki Dr. Haidong Wang, ölüm verilerinin doğu açıklanmasının kamu sağlığı kararlarının etkili olarak alınmasında önemli olduğunu ifade etti.

Küresel Sağlık Güvenliği Endeksi, uluslararası sağlık düzenlemelerine taraf devletleri oluşturan 195 ülkede sağlık güvenliği ve ilgili yeteneklerin ilk kapsamlı değerlendirmesi ve karşılaştırması olan bir endeks. GHS Endeksi, Nükleer Tehdit Girişimi ve Johns Hopkins Sağlık Güvenliği Merkezi ve The Economist Intelligence Unit ile geliştirilmiş olan 2019 Raporunda iyi performans gösterenler, kötü performans gösteren ülkeler, dünyadaki sağlık sistemlerinin ortalama olarak temelde zayıf olduğu, yeni salgınlara hazırlıklı olunmadığını gibi önemli bilgiler yer almıştı. GHS Endeksinin, küresel liderlerin ve Dünya Sağlık Örgütünün, boşlukların nerede olduğunu göstermek, bu boşlukları nasıl dolduracaklarını fark etmeye teşvik etmek, bulaşıcı hastalık tehdidine karşı küresel kapasitedeki gelişmeyi anlamak ve ölçmek için daha iyi yollara ihtiyaç duyulduğunu göstermek için ve ulusal ve uluslararası düzeylerde finansman sağlamaya hazırlık yaparak, kapasite boşluklarını göstermeye çalıştığını anlıyoruz.

Rapora göre en yüksek puanı Amerika Birleşik Devletleri, Hollanda ve Birleşik Krallık almıştı. (83,5 puan). Fakat iki yıl geçip raporun bu sonuçlarına bakıldığında, Küresel Sağlık Güvenliği Endeksi COVID sonuçlarını doğru tahmin edemediğini söylemek mümkün. Yüksek skorlu ülkelerin daha düşük ölüm oranlarına sahip olması mümkün olamadığı gibi, sürpriz sonuçların ortaya çıktığı gözlemlendi. Endesin ortaya çıkan sonuçları ile farklar ortaya koyduğu görüldü. Çok sayıda ülke için raporda tahmin edilen performans ile pandemi sonrası ortaya çıkan performans arasında büyük farklılıklar bulunuyor. Rapor ile ilgili değerlendirme yapan bir makalede, endekste yüksek puan alan bazı ülkelerin hazırlık durumunun olduğundan fazla tahmin edilmesi ve nispeten daha düşük puan alan diğer ülkelerin hazırlık durumunun olduğundan daha az tahmin edilmesiyle, GHS endeks derecelendirmesi ile bu pandemi sırasında ülkelerin gerçek performansı arasında bir tutarsızlık olduğu ifade edilmiştir.

Küresel Sağlık Güvenliği Endeksi’nin 2021 raporunun sonuçları:

  • *Birçok ülke COVID-19’u ele almak için hızla kapasite geliştirebilse de, tüm ülkeler gelecekteki salgın tehditleriyle karşılaşmak için sıkıntı oluşacak şekilde hazırlıksız durumdadır. Bununla birlikte, kapasitelerini daha dayanıklı hale getirmek için büyük bir fırsat var.
  • *Yüksek gelirli ülkeler de dahil olmak üzere çoğu ülke, salgın veya pandemi hazırlığını güçlendirmeye yönelik özel finansal yatırımlar yapmamıştır.
  • *Çoğu ülke, salgın tespiti ve müdahalesi için sağlam ve erişilebilir bir sağlık sisteminin sürdürülmesinde çok az ilerleme sağladı veya hiç gelişme görülmedi.
  • *Siyasi ve güvenlik riskleri neredeyse tüm ülkelerde artmıştır ve en az kaynağa sahip olanlar en yüksek riske ve en büyük hazırlık açıklarına sahiptir.
  • *Ülkeler, COVID-19’dan daha büyük ölçekte hasara neden olabilecek küresel çapta yıkıcı biyolojik olayları önlemeye hazır değil.
  • *2021 GHS Endeksinde ortalama ülke puanı; Küresel sağlık güvenliğinde devam eden zayıflıkları göstererek 2019’a göre değişmemiş olduğunu ortaya çıkarmıştır.

Küresel Sağlık Güvenliği Endeksi’nin 2021 raporuna, Amerika Birleşik Devletleri, gelecekteki sağlık acil durumları ile başa çıkmak için en hazırlıklı ülke olarak görüldüğü, onu Avustralya ve Finlandiya takip ettiği. Türkiye’nin 195 ülke içerisinden 46’ıncı sırada yer aldığı görülmektedir. Rapora göre, Türkiye’nin indeks skoru yüz üzerinden 50 yani ortalama bir düzeyde yer alıyor. Türkiye’de olası bir salgının saptanma oranının % 41,4 seviyesinde olduğu, salgına acil karşılık verme oranı % 36,6 olduğu, % 57,2’lik puanı ile riskli ülkeler arasında da ortalamanın üstünde kaldığı görülmektedir. Türkiye, “veri erişilebilirliği ve şeffaflığı kategorisinde başarısız durumda, şeffaflık konusunda, %23,3 oranıyla ortalamanın oldukça altında yer almakta, hastaneler, sağlık merkezleri ve halk sağlığı merkezlerinin durumu 2019 yılına oranla artış göstermekle birlikte, yüz üzerinden 30 puan alarak ortalamanın altında kalmakta ve  2019 biyogüvenlik notu 100 üzerinden 100 olan Türkiye’nin 2021 yılında bu oranının % 20’lere kadar gerilediği görülmektedir.

Küresel Sağlık Güvenliği Endeksi’nin 2021 raporuna baktığımızda, dünyanın gelecekteki pandemilere hala hazırlıksız olduğu, ülkelerin çoğunun salgını iki yıldır yaşamasına rağmen hazırlıklı olmadığının ortaya çıktığı vurgulanmaktadır. İlginç olan diğer bir sonuç, tüm ülkelerin Covid karşısında etkili kapasitelerden yoksun oldukları, gelecekteki salgınlara 2019’da olduğundan daha fazla hazır olunmadığıdır. Öneriler:

  • *Ülkeler, risklerini belirlemek ve boşlukları doldurmak için ulusal bir plan geliştirmek için ulusal bütçelerinde sağlık güvenliği fonları ayırmalı ve 2021 GHS Endeksini kullanarak değerlendirmeler yapmalıdır.
  • *Uluslararası kuruluşlar, ek desteğe en çok ihtiyaç duyan ülkeleri belirlemek için GHS Endeksini kullanmalıdır.
  • *Özel sektör, hükümetlerle ortak olma fırsatlarını araştırmak için GHS Endeksini kullanmalıdır.
  • *Hayırseverler ve fon sağlayıcılar, yeni finansman mekanizmaları geliştirmeli ve kaynaklara öncelik vermek için GHS Endeksini kullanmalıdır.

Hazırlanan raporlar çeşitli öneriler sunmaktadır. Bunlar içinde dikkat çekenler, ulusal hükümetlerin sağlık güvenliği risklerini ele almak için harekete geçmeyi taahhüt etmesi, her ülkedeki sağlık güvenliği kapasitesinin şeffaf olması ve düzenli olarak ölçülmesi, sektörler arasındaki koordinasyonu geliştirmesi, salgınlar için finans mekanizmalarının oluşturulması, küresel hazırlıktaki boşlukların tespit edilmesi ve krizlerin öncesinde ve sırasında halk sağlığı, ülkelerin sağlık güvenliği kapasitelerini test etmesi, yıllık simülasyon tatbikatları yapmaları, ülkelerin şeffaf bir şekilde müdahale kapasitelerinin bir krizde nasıl çalışacağını göstermeleri, ülkelerin önemli salgınlar için risk faktörlerini dikkate almaları, risk ortamı ile ilgili düşük puanlara sahip ülkelerin, kapasite geliştirme için öncelikli alanlarını tanımlamaları gibi tavsiyeler yapılmıştır.

Veri Şeffaflığının Önemi

Salgın ve pandemi hazırlığına ilişkin veriler, ülke sınırları içindeki ve dışındaki yetkililerin tehdidin doğasını ve büyüklüğünü ve onu kontrol altına almak için mevcut araçları anlaması için kamuya açık olmalıdır. Veri şeffaflığı, gerektiğinde kaynakların artırılabilmesi için sağlık tesisleri, işgücü ve tıbbi malzemelerle ilgili ancak bunlarla sınırlı olmayan daha iyi kararların alınmasını sağlar. Bir ülkede bir salgın başladığında, diğer ulusların, etkilenen ülkenin hastalığın yayılmasıyla mücadele etmek için hangi kapasitelere ve kaynaklara sahip olduğunu anlamaları gerekir, böylece kendi nüfusları için riskleri değerlendirebilir ve destek sunup sunmayacaklarını ve nasıl sunacaklarını belirleyebilirler. Her ülke hastalığın yayılmasını sınırlama yetenekleri konusunda şeffaf olmalıdır. Her ülkedeki sağlık güvenliği verileri şeffaf olmalı ve düzenli olarak ölçülmelidir. GHS Endeksi, veri şeffaflığına dayanmaktadır. Bu, ülkelerin belirli kapasitelere sahip olmalarına rağmen, bu kapasitelere ilişkin kamuya açık kanıtlar olmadığı sürece Endeks’e yönelik puan almayacakları anlamına gelir. Puanlarını ve sıralamalarını yükseltmek isteyen ülkeler, sağlık güvenliği kapasiteleri hakkında halkın bilgiye erişimini geliştirerek bunu yapma fırsatına sahiptir.

Küresel Riskler Raporu ve bu makalede analizini yaptığımız raporlar, dünyadaki sağlık sistemlerinin bulaşıcı hastalıkların önemli salgınlarına karşı hazırlıklı olmadığını vurgulamaktadır. Bir sonraki kriz için yeterli kaynaklarla ve talepleri karşılamak için sağlam bir altyapı oluşturulmasını sağlayan küresel sağlık politikalarının geliştirilmesine ihtiyaç vardır. Tıbbi ilerlemeler dünya genelinde sağlığı önemli ölçüde iyileştirme potansiyeline sahip olsa da, bu faydalar ancak erişim geniş ölçüde mevcutsa gerçekten gerçekleştirilebilir. Aksi takdirde, eşitsizlikler sadece artacaktır ve yeterli ve hızlı sağlık hizmeti alamayan kitleler artacaktır. Dünyanın pek çok yerinde dayanıklı sağlık altyapısı ve halk sağlığı sistemleri geliştirmedeki başarısızlık, güvenlik açıkları yaratmıştır. Her ülke kapsamlı birinci basamak sağlık hizmetleri geliştirene, yeterli sayıda sağlık çalışanı ve mevcut ilaçlar toplayana ve sağlam sağlık bilgi sistemleri, altyapı ve kamu finansmanını teşvik edene kadar, yaygın güvenlik açığı maalesef hayatın bir gerçeği olmaya devam edecektir.

Leave a comment

XHTML: You can use these html tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>