Covid-19 salgınından sonra küresel sistem nasıl şekillenir?

NEW YORK (TURKISH JOURNAL) – Ali Çınar – Dünyada coronavirüs hastası iki milyona yaklaşırken hayatını kaybedenlerin sayısı 150 bini geçmiş durumda. ABD bu salgının merkezi olurken, ölü sayısı 40 bini aştı.

COVID-19 sonrası dünya, artık bambaşka bir yere doğru gidiyor. Teritoryal ulus devletler, küreselleşme, global ekonomik düzen, diplomatik ve askeri ilişkiler, ulusal çıkarlar, sosyal yaşam gibi birçok önemli konuda kökten değişimler yaşanması kaçınılmaz görünüyor.

Fakir-zengin ülkeler arasındaki farklılıklar, gelişmişlik-gelişmemişlik ölçütleri, hatta iç politika ve siyasal sistemler, bu pandemi sonrası değişime uğrayacak. 

Kanımca coronavirüs salgını küreselleşme politikalarına da ciddi bir darbe vuracak ve “Bundan sonra ülkeler kendi ihtiyaçları için kendi topraklarında üretim yapma konusunda daha egemen bir politika izleyecekler. Bu Çin’in herkese ‘Ben vereyim’ yaklaşımını değiştirmiş olacak. Ulus devletler bundan sonra çok daha fazla içlerine kapanarak kendi ihtiyaçlarını kendileri karşılayacak şekilde bir ekonomi politikası geliştirecekler. 

Seçim sürecinde ”ekonomik milliyetçi” söylemlerle seçmenine seslenen Başkan Trump, seçilip 20 Ocak 2017’de koltuğuna oturduktan sonra da söylemlerinin icraata geçirmeye başladı. Yerli üretime öncelik veren, kapanan fabrikaları açarak, iş istihdam yaratması, yurtdışına yatırım yapan ABD firmalarının anavatanda yatırım yapmasını teşvik edici paketler önermesi, haksız rekabete karşı korumacı bir ekonomik politika izlemesi tamamen küreselleşmenin karşısında olan icraatlar idi. Trump ‘Biz her şeyi Çin’den almamalıyız, üretimlerimizi Amerika’ya taşımalıyız diyerek, göreve geldikten sonra, 12 ülkenin dahil olduğu TTP’ten çekilirken, AB ile müzakeresi devam TTİP’i tek taraflı olarak çekildiğini duyurmuştu. 

Ticarette korumacı tutumu ve milliyetçi tavrıyla öne çıkan Trump, geçen sene de Birlemiş Milletler’de söyledikleri çok dikkat çekici idi. “Milli değerleri silmeye veya onların yerine başka şeyler koymaya çalışmamalıyız. Gelecek kürselcilerin olmayacak. Gelecek vatanseverlere aittir.” Yani Trump, küreselciliğin reddedilmesi, ulusalcılığın ve milliyetçiliğin yükseltilmesi çağrısında bulunmuştu. 

Coronavirüs salgını, İspanya ve İtalya’nın çaresizliğini, ABD’nin sağlık sistemindeki sorunlarla tıbbi tedarik (supply) sorunu yaşaması, Dünya Sağlık Örgütü’nün sembolik bir kurum olduğunun ortaya çıkması gibi nedenlerle her ülkenin kendi ayaklarında durması gerektiğini herkes net şekilde gördü. 

Programlarımıza konuk ettiğimiz Harvard Üniversitesi’nden Stephen M. Walt “Devletler güçlenecek, milliyetçilik pekişecek” derken, Joseph Nye “Artık her devlet kendi çıkarları için çalışacak. Zor olan konu, bu çıkarları tanımlayabilmek” şeklinde bir açıklamada bulunmuştu. Aynı şekilde Chatham House’dan Robin Niblett da “Globalleşme sekteye uğrayacak. Devletler ve şirketler pozisyonları korumak için daha izole stratejiler geliştirecek.” ifadeleriyle yeni dünya düzenin ne tarafa gideceğini özetlemiş oldu.

Peki yeni dünya düzeninde neler ortaya çıkabilir:

1-AB’nin geleceği daha çok tartışmaya açılacak. Bazı AB üyelerin bu salgınla mücadele yalnız kalması.

2-Çin’in cazibe merkezi olma özelliği tartışmaya açılması.

3-Ekonomik anlamda büyük değişiklikler gelmeye başlayacağı ve sonucunda ekonomik kriz tüm dünyayı etkileyecek olması.

4-Eğitim ve sağlık alanlarında köklü değişikliklerin olacağı.

5-Küreselleşme yerine uluslararası iş birlikleri artacağı. 

6- Dijital ortamın etkisi daha da artacağı.

7-Sosyal yaşamın daha içe kapanık ve sosyal mesafenin kültür haline geleceği.

8-ABD’nin Trump politikaları ile milliyetçilik söylemlerini arttıracağı ve Uluslarası Kuruluşlara daha çok baskı yapacağı.

Kısaca, Coronavirüsünün yarattığı global etkiler dünya düzeninin virüs sonrası aynı olmayacağını gösteriyor. Küreselleşme olgusunun bir nevi çöktüğü, en demokratik ülkelerin bile sınırlarını kapattığı, temkinli, içine kapanık milliyetçiliğin yeniden gündeme geldiği döneme giriyoruz. Bilhassa sağlık konusunda her devlet kendi ayakları üstünde durmayı öğrenecek. 

Sonuç olarak, coronavirüs hem bireyleri, hem toplumları hem de ülkeleri derinden etkilemeyi başladı. Artık bundan sonra, dar politikalar yerine bilgiye ilk ulaşan, bunu şeffafça yöneten ve insana yatırım yapan liderler kazanacak.

, , , , , , , , , ,

Leave a Reply

Your email address will not be published.