Trump’ın Netanyahu’yla birlikte açıkladığı sözde “Yüzyılın Planı”nda Kudüs “tümden” İsrail’in başkenti öngörüldü

WASHINGTON (TURKISH JOURNAL) – ABD Başkanı Donald Trump’ın, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile birlikte açıkladığı “Yüzyılın Planı” adını verdiği Ortadoğu ‘barış planı’nda, Kudüs’ün bölünmeden İsrail’in başkenti olması ve Filistin’in ‘koşullu’ bağımsızlığına kavuşması öngörülürken, Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas “Kudüs satılık değil” açıklamasıyla plana tepki gösterdi.

Başkan Trump, Netanyahu ile birlikte, damadı Jared Kushner’in yönetiminde hazırlanan ‘Ortadoğu barış planı”nı Beyaz Saray’da düzenlenen törenle açıkladı.

Salona, Netanyahu ile birlikte askeri marşla giren Trump, ABD’deki Yahudi toplumun önde gelen isimlerinin de davetli olduğu törendeki açıklamasında, Kudüs’ün, İsrail’in “bölünmez” başkenti olarak kabul edileceğini söyledi. Başkan Trump, planın bağımsız bir Filistin devleti ve Filistinliler için “son şans” olduğunu ifade etti.

Konuşmasında, planı “Bu vizyon geçmiştekilerden çok farklı” diyerek savunan Trump, “Geçmiştekiler çok ayrıntılı önerilerdi, ve çok ayrıntılı olduğu için de başarılması zor önerilerdi. Kesin ve taktik çözümlere ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.

27 Ocak Uluslararası Holokostu Anma Günü törenlerinin yapıldığı hafta içinde açıklanan yeni planda, Kudüs’ün bölünmemiş bir şekilde tümden İsrail’in başkenti olması ve Filistin’e de ‘koşullu’ bir bağımsız devlet öngörülüyor.

Filistin Yönetimi lideri Mahmut Abbas’ın “Kudüs satılık değil” ifadeleriyle tepki gösterdiği “Yüzyılın Planı” adı verilen plana göre koşulların yerine getirilmesi için 4 yıllık bir süre tanınıyor.

Filistin Yönetimi lideri Abbas’ın “Kudüs satılık değil”, Gazze’de yönetimde bulunan Hamas ise “Kudüs açıklaması saçmalık” tepkisini gösterdi.

Başkan Trump konuşmasında, Umman, Bahreyn, BAE de plana desteğinden dolayı ayrıca teşekkür ederken, bu ülkelerin büyükelçileri de salonda hazır bulundu.

Netanyahu da törendeki konuşmasında, başta Trump olmak üzere, ABD’nin Dışişleri Bakanı, Mike Pompeo’ya, Hazine Bakanı Steven Mnuchin’e, Trump’ın damadı ve planın mimarı kabul edilen Jarred Kushner’e, Beyaz Saray Ortadoğu ve Uluslararası Müzakereler Özel Temsilcisi Büyükelçi Jason Greenblatt’a, Ivanka Trump ile birlikte ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Kelly Craft’a ve ABD’nin İsrail Büyükelçisi David Friedman’a plana katkılarından dolayı teşekkür etti.

Netanyahu plan için “İsrail için çok büyük ve tarihi bir kazanım” ifadesini kullandı.

Plandaki öngörüler şu şekilde şöyle sıralanıyor:

Kudüs bölünmemiş bir şekilde İsrail’in başkenti olacak.
ABD, planın kavramsal haritasında İsrail’e ait olması öngörülen toprakları tanıyacak. Trump, İsrail’in de bazı ödünler vereceğini söyledi.

Filistin toprakları iki katına çıkacak. Kurulacak Filistin devletinin başkenti Doğu Kudüs’te bulunacak ve ABD burada büyükelçilik açacak. Trump, planla Filistinlilerin kendi bağımsız devletlerini kuracağını söylese de bu konuda çok fazla ayrıntı vermedi.

İsrail, Ürdün Kralı Abdullah bin Hüseyin ile birlikte çalışarak Mescid-i Aksa ve Harem-ül Şerif gibi kutsal yerlerin mevcut durumunun korunmasını sağlayacak.

Plana göre hiçbir İsrailli ya da Filistinlinin yerlerinden edilmezken, bu da mevcut Yahudi yerleşimlerinin olduğu gibi kalacağına işaret etti.

Türkiye: “Ölü doğmuştur”

Plana en sert tepkiyi gösteren ülkelerden biri olan Türkiye ise plan “Ölü doğmuştur” ifadesiyle birlikte, “Kudüs kırmızı çizgimizdir” açıklamasında bulundu. Dışişleri Bakanlığı açıklamasında “ABD’nin sözde (Orta Doğu) barış planı ölü doğmuştur. İsrail’in işgal ve zulmünü meşrulaştırmaya yönelik adımlara izin vermeyeceğiz” ifadelerine yer verildi.

Bölge ülkelerinden Mısır ve Suudi Arabistan taraflara diyalog çağrısı yaparken, İran plana yönelik en sert eleştirileri yapan ülke oldu.

AB ve BM’nin görüşü

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres yaptığı açıklamada, İsrail-Filistin sorununa iki devletli çözümü konusundaki pozisyonunun yıllardır BM Güvenlik Konseyi ve Genel Kurul kararlarıyla tanımlandığını bildirdi.

BM Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric imzasıyla yapılan yazılı açıklamada, Guterres’in BM kararları, uluslararası hukuk, ikili anlaşmalar ve 1967 sınırları dahilinde barış içinde yan yana var olacak iki devletli çözüm temelinde, Filistinlileri ve İsraillileri sorunu çözmek için desteklemeye devam edeceği belirtildi.

Açıklamada ayrıca, “BM’nin iki devletli çözüme yönelik pozisyonu, yıllardır Güvenlik Konseyi ve Genel Kurul kararlarıyla tanımlanmıştır.” ifadesine yer verildi.

Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Josep Borrell de yaptığı yazılı açıklamada, taraflara iki devletli çözüme olan bağlılıklarını göstermeleri çağrısında bulundu.

Almanya

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, plana ilişkin yazılı açıklamasında, ABD’nin bu önerisini titiz bir şekilde inceleyeceklerini belirtirken, yalnızca her iki taraf için kabul edilebilir, müzakere edilen iki devletli çözümün İsrailliler ile Filistinliler arasında kalıcı barışı getirebileceğini vurguladı.

Maas, çok uzun süre durmuş olan Orta Doğu barış sürecine yeni bir ivme kazandırmayı amaçlayan her bir atılımın memnuniyetle karşılanması gerektiğinin altını çizerken, “ABD’nin önerisi sorulara yol açıyor.” ifadesini kullandı.

İngiltere

İngiltere’de plana ilişkin ilk tepki muhalefetten geldi. İngiltere’de ana muhalafetteki İşçi Partisi’nin lideri Jeremy Corbyn, planın aslında “barış için bir tehdit olduğunu” belirterek, İngiltere’nin mevcut hükümet yoluyla “bu rezalete” karşı çıkması gerektiğini ifade etti.

Leave a Reply

Your email address will not be published.