Published On: Thu, Oct 10th, 2019

Rusya ve ABD’den BMGK’da “Barış Planı Harekatı”na dolaylı yeşil ışık

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER (TURKISH JOURNAL) – Selçuk Acar – Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), Avrupa Birliği’nden (AB) 5 üye ülkenin “acil’ çağrısıyla Türkiye’nin Suriye’deki “terör koridoru”nu bertaraf etmek için başlattığı askeri operasyonunu kapalı kapılar ardında görüşürken, bu konudaki ilk Konsey toplantısında, içinde “kınama” ifadesinin yer alacağı ortak açıklama metni konusunda, ABD ve Rusya’nın karşı çıkması nedeniyle uzlaşma sağlanamadı. Toplantıda ABD’nin, BMGK’nın resmi açıklamasında “kınama” ifadesine engel olmasına rağmen, “DAEŞ’in canlanması ve sivillerin korunamaması”ndan Türkiye’yi sorumlu tuttuğu dikkat çekti.

15 ülkeden oluşan BMGK üyeleri, AB’li üyeler Fransa, İngiltere, Almanya, Belçika ve Polonya’nın “acil toplantı” çağrısıyla, Ekin Ayı Dönem Başkanı Güney Afrika’nın başkanlığında, “Barış Planı Harekatı”nı görüşmek üzere kapalı kapılar ardında bu konuda ilk defa bir araya geldi.

Toplantıda Rusya ve ABD, AB üyesi ülkelerin istediği Türkiye aleyhine içinde “kınama” ifadesinin de yer aldığı BMGK açıklama metnine engel oldu. ABD’nin, Türkiye’nin güvenlik önlemlerinin ”meşru” olduğunu dile getirdiği ve güvenlik endişelerinin askeri değil, diplomatik kanallarla ele alınması gerektiği ifadesine yer veren bir taslak metin sunduğu öğrenildi.

BMGK’da nadir görüntü

BMGK’daki toplantılarda çoğunlukla biri birilerine göre karşıt oylar vermesiye bilinen Rusya ve ABD, kendilerine ait olmayan toprakları ele geçirerek Türkiye’ye karşı terör koridoru oluşturan YPG teröristlerine yönelik başlatılan askeri operasyon nedeniyle Türkiye’ye olası bir “kınama metni”ne engel oldu.

Toplantıdan, Almanya ve Fransa’nın başı çektiği ülkelerin istediği yönde içinde “kınanma” ifadesinin de yer aldığı bir açıklama metni konusunda anlaşmaya varılamazken, BMGK’yı acil toplantıya çağıran AB ülkeleri, toplantıdan ardından yaptıkları ortak basın açıklamasında, operasyonun “durdurulması” çağrısında bulunmakla yetindi.

BMGK üyesi bu ülkelerin yaptığı ortak açıklama kendi ulusal kapasiteleri çerçevesinde olurken, BMGK’yı bağlayan resmi bir yönü bulunmuyor.

ABD’nin taslak metininde kınama ifadesi yer almadı

ABD’nin BM Daimi Temsilciliği, operasyonla ilgili hazırladığı taslak metinde, konseydeki bir çok ülkenin istediği Türkiye’yi “kınama” ifadesinin yer almadığı öğrenildi.

ABD’nin sunduğu metinde, Türkiye’nin güvenlik önlemlerinin ”meşru” olduğu dile getirilirken, endişelerin askeri değil, diplomatik kanallarla ele alınması ifadesi yer aldı.

Suriye’nin toprak bütünlüğüne vurgu yapılan metinde, bunun ancak ”gerçek bir siyasi süreçle” mümkün olabileceği belirtildi ve “Türkiye’nin kınanması” ifadesi yer almadı.

Suriye’deki askeri harekatın ”insani ve güvenlik boyutları” olabileceği ve bundan ”derin endişe duyulduğu” ifadesine yer verilen metinde, harekatla DEAŞ ile mücadelede kaydedilen büyük ilerlemeye de “zarar verebileceği” ileri sürüldü. Taslak metinde tüm taraflara “sivillerin korunması ve engelsiz, güvenli ve sürdürülebilir insani erişim” çağrısı yapılırken, Suriyeli mültecilerin ülkelerine “gönüllü, onurlu ve güvenli” şekilde dönebilmelerinin gerekliliği ifadesinin de yer aldığı dikkat çekti.

ABD Büyükelçisi Craft’tan “DAEŞ’in canlanması ve sivillerin korunamaması” uyarısı

Konsey’deki istişare toplantısında Türkiye aleyhine kınama metninin kabulüne Rusya ile birlikte engel olan ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Kelly Craft, toplantının ardından gazetecilere yaptığı açıklamada ABD’nin Türkiye’nin operasyon kararını desteklemediğini bildirdi.

Craft açıklamasında, Türkiye’nin Suriye’de Hıristiyanlar da dahil azınlık gruplar ve Kürt nüfusunun korunmasından ve insani kriz yaşanmamasından sorumlu olduğunu belirtirken, “DEAŞ savaşçılarının tutuldukları cezaevlerinden kaçmamasından ve hiçbir şekilde yeniden yapılanmamalarından Türkiye’yi sorumlu” tuttuklarını ifade etti.

Büyükelçi Craft’ın açıklamasında ayrıca “sivillerin korunmaması ve DEAŞ’ın tekrar ortaya çıkmasının sonuçları olabileceği” ifadesini kullandığı dikkat çekti.

İngiliz Büyükelçi Pierce: “Türk meslektaşlarımızla temas halindeyiz”

AB ülkeleriyle birlikte konunun BMGK’ya taşınmasını sağlayan İngiltere’nin BM Daimi Temsilcisi Karen Pierce, gazetecilere yaptığı açıklamada, operasyonun derhal durdurulmasını isteyen Almanya’nın BM Daimi Temsilci Yardımcısı Jürgen Schulz’un aksine, somut gerçeklere dayalı bilgilerle operasyona karşı daha sağduyulu ifadeler kullandı.

Türkiye’nin, Suriye’nin kuzeydoğunda barış operasyonunu sürdürürken uluslararası insancıl yasalara saygı gösterdiğine dair kendilerine güvence verdiğini belirten İngiliz Büyükelçi Pierce, “Türk meslektaşlarımızla temas halindeyiz.” dedi.

Büyükelçi Pierce, İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab’ın Türk mevkidaşı Mevlüt Çavuşoğlu’na operasyonuyla ilgili “ciddi kaygılarını” dile getirdiğini aktarırken, Türkiye’yi Suriyeli mültecilere karşı “olağanüstü cömertliği” nedeniyle övdü ve Türkiye’nin NATO’da önemli rol oynadığını ve AB’nin çok önemli bir ortağı olduğu ifade etti.

Rusya: “Bu operasyon, bazı koalisyon ortaklarının demografik mühendisliğinin sonucu”

Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi Nebenzia, toplantının ardından gazetecilere açıklamada bulunurken, tüm taraflara “itidal” çağrısı yaptı.

Açıklamasında, Türkiye’nin harekatının Suriye’deki demografik mühendisliğin sonucunda olduğunu ifade eden Rus Büyükelçi Nebenzia şunları kaydetti:

“Bu operasyon, bazı koalisyon ortaklarının Suriye’nin kuzeydoğusundaki demografik mühendisliğinin bir sonucu. Onları bunu yapmamaları konusunda uzun süre uyardık. Şimdi Kürtler aslında orada demografik politikaları değiştiriyor.”

Açıklamasında, Türkiye’ye Adana Anlaşması ile çözüm önerdiklerini, YPG’ya ise Suriye rejimi ile diyalog kurmalarını teklif ettiklerini belirten Rus Büyükelçi Nebenzia, YPG’nın başkalarını (ABD) tercih ettiğini kaydetti.

Türkiye’den Sinirlioğlu aracılığıyla BMGK’ya operasyon mektubu

Türkiye’nin Suriye’nin Fırat Nehri’nin doğusundaki teröristlere yönelik ve güvenli bölge oluşturulması amacıyla başlattığı Barış Pınarı Harekatı’na ilişkin, BM’den Genel Sekreter Sözcüsü Farhan Haq aracılığıya yapılan ilk açıklamada, Genel Sekreter Antonio Guterres’in gelişmelerden “endişe” duyduğu dile getirilerek, “Her türlü askeri operasyon, uluslararası insani hukuka saygı göstermeli. Siviller ve sivil altyapı uluslararası hukuk gereğince korunmalı” ifadelerine yer verilmişti.

Türkiye, BM Daimi Temsilcisi Feridun Sinirlioğlu aracılığıyla, BM Güvenlik Konseyi dönem başkanlığına, Türkiye’nin Suriye operasyonuna ilişkin operasyonun “orantılı ve sorumlu” bir şekilde yürüteceği mesajını vermişti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medyadan yaptığı açıklamada, Türkiye’nin güney sınırında oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu yok etmek ve bölgeye barış ve huzuru getirmek amacıyla Barış Pınarı Harekatı’nın başladığını duyurmasının ardından sosyal medyada operasyona karşı kara propaganda ve yanlış bilgi bombardımanı ile YPG terör grubunu destekleyen büyük bir algı operasyonu devam ediyor.

https:// https://www.turkishjournal.com/2019/10/10/syria-u-s-russia-veto-statement-to-un-security-council-on-operation-peace-spring/

Leave a comment

XHTML: You can use these html tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>