Published On: Fri, Apr 20th, 2018

Çin nükleerde de “süper güç” oluyor

NEW YORK (TURKISH JOUNRAL) – Selçuk Acar – Dünyanın ikinci büyük ekonomisi Çin’in ABD, Fransa, Japonya ve Rusya’nın ardından 5’nci sırada bulunduğu nükleer enerji gücünü, yaptığı yeni santrallerle önce 2’inciliğe daha sonra da birinciliğe çıkartması bekleniyor.

Birleşmiş Milletler (BM) Sosyal ve Ekonomik İşler Dairesi’nin (DESA) Pakistan, Danimarka ve Norveç’in ortaklaşa düzenlediği Sürdürülebilir Enerji toplantısına katılan Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) İcra Direktörü Fatih Birol, Columbia Üniversitesi Küresel Enerji Zirvesi’nin son oturumda Columbia Üniversitesi Küresel Enerji Politikası kurucusu Jason Bordoff’un sorularını yanıtladı.

Konuşmasında, “ABD 45 yıldır en büyük nükleer güç, son 7 yılda gösterdiği eforla Çin, ABD’den liderliği ele geçirecek.” diyen Birol, Çin’in nükleer enerjide dünyanın en büyüğü olacağını bildirdi.

Konuşmasında “gazın altın yılına emin adımlarla giriyoruz.” diyen Birol,  küresel doğalgaz pazarında ana ithalatçı olan Çin’in doğalgaz piyasasına da hızlı girerek, pazarın ana belirleyicisisi olduğunu ifade etti.

Birol, kentlerinde büyük bir hava kirliğini problemi yaşayan Çin’in kömürden gaz tüketimine geçtiğini ve dünyanın en büyük doğalgaz ihtalatçısı konumunda geldiğini bildirdi. Birol Çin’in tek başına dünya doğalgaz ticaretinde, yüzde 3o’luk paya ulaştığını ifade etti.

Çin’in enerjideki cesur ve vizyoner değişimi

Çin’in cesur ve çağdaş enerji vizyonuyla dünyanın en büyük ekonomik gücü olma konusunda hızla ilerliyor.

Bu arada Çin’in Paris 2015 Anlaşmasındaki  “küresel ısınmayı 2ºC’nin altında tutma” taahhüdünde bulunarak birincil enerji kaynaklarını, kömür, petrol ve doğal gaz gibi karbon temelli fosil yakıtlardan, rüzgar, güneş, hidro, jeotermal ve biokütle gibi sıfır karbon, yenilenebilir kaynaklara ve nükleer enerjiye kaydırma konusunda cesur bir vizyonu bulunuyor.

Elektrikte, Hindistan’ın başarısına karşın, Afrika’da durum içler acısı 

Oturumdaki konuşmasında, Hindistan’ın son 10 yılda 500 milyon vatandaşını elektriğe kavuşturarak büyük bir başarıya imza attığını belirten Birol, en büyük enerji kaynaklarına sahip olan Afrika  ülkelerindeki durumunun ise içler acısı olduğunu vurguladı.

Birol, dünyada 1 milyar insanın hala elektriksiz olduğunu belirtirken, Afrika’daki durumu şöyle özetledi:

“Afrika’da her üç insandan ikisinin elektriği yok. Bu gerçekten utanç verici. Afrika’ya baktığınızda, hidroelektrik, güneş, jeotermal, rüzgar olsun en büyük enerji kaynaklarına sahip. Nijerya’dan Mozambik ve Tanzanya’ya kadar büyük doğalgaz kaynakları  bulunuyor.”

Jeopolitik riskler ve üretim düşüklüğünün fiyatlara etkisi 

Birol, petrol fiyatlarının artışında, Yemen ve Suriye gibi ülkelerdeki jeopolitik risklerle birlikte, petrol üretimindeki düşüklük ve üretimdeki kayıpların da büyük payı olduğunu belirtti.

Birol bu konuyla ilgili şunları kaydetti:

“Her yıl yaşlanan petrol sahalarıyla günlük ortalama 3 milyon varil ham petrol üretimini kaybediyoruz. Ayrıca, dünya petrol talebini karşılamak için ek olarak günlük ortalama 1,5 milyon varil üretime ihtiyacımız var. Toplamda söz konusu 4,5 milyon varile baktığımızda 2021 veya 2022’de sürprizlerle karşılaşabiliriz. İşte bu nedenle petrol sanayine daha çok yatırım yapmaya ihtiyacımız var.”

Birol, Venezuela’nın petrol üretimini düşük tutmasının da fiyatların artmasında etkisi olduğunu belirtirken, bu ülkedeki bugünkü üretimin Hugo Chavez döneminin yarısı düzeyinde olduğunu kaydetti.

 

Leave a comment

XHTML: You can use these html tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>