Published On: Wed, Nov 29th, 2017

New York’taki davadan küçük bir detay

Share This
Tags

– Atilla’nın aleyhine ABD’nin tanığı olan Sarraf’ın ifade verdiği New York’taki davada kararı verecek olan jüriyi etkileme amaçlı bazı ayrıntılar dikkat çekti

NEW YORK (TURKISH JOURNAL) –  SELÇUK ACAR – ABD’nin New York kentinde, İran’a yönelik ABD yaptırımlarına ilişkin Amerikan yasasının çiğnendiği iddiasıyla açılan ve Türk bankacı Mehmet Hakan Atilla’nın sanık sandalyesinde oturduğu dava, iddia makamıyla anlaşma yapan İran asıllı Türk iş adamı Rıza Sarraf’ın kendinden emin şekilde daha önce çalışılan bir tiyatro sahnesini andıran görüntüsü kadar, tarafların ve özellikle de iddia makamının, hukuk bilgisi olmayan sıradan Amerikalıların oluşturduğu jüriyi etkileme oyunlarına da sahne oluyor.

Mahkeme salonuna kirli beyaz cezaevi elbisesiyle gelen ve tanık sandalyesinde oldukça rahat görünen Sarraf’ın, savcılığın çapraz sorgulamasında Türkçe verdiği ifadesinde sıkça “evet efendim” demesi dikkat çekerken, iddia makamından Savcı  Sidhardha Kamaraju, Sarraf’a yöneltiği soruları özellikle davada kararı verecek olan jürinin kolay anlayacağı şekilde, kısa, yavaş ve vurgulu şekilde sormaya özen gösterdiği görüldü.

Bir gün önceki ilk jürili duruşmayla, iddia makamından New York Güney Bölgesi Başsavcı Yardımcısı David Denton’un jüriyi etkileme amaçlı hızlı girişiyle başlayan davada, Savcı Denton’un film sahnelerindeki gibi jüriyi etkileme amacıyla onlara yaklaşıp Atilla’yı parmağıyla işaret ederek, vurgulu ve yüksek bir ses tonuyla onu yanlıcılıkla itham etmesinin ardından bugün de savcı Savcı Kamaraju ilk kez tanık sandalyesine oturan Sarraf’a jüriyi etkileyecek cevapları alacağı ‘çanak sorular’ yöneltti.

Salonun ortasına jüriye dönük olarak  aralarında İran eski Cumhurbaşkanı Ahmedinejat’ın da olduğu Sarraf’ın İran’da iletişimde bulunduğu kişilerin resimleri konurken Sarraf’ın para akışını gösteren şema çizmesi ve bunu iş toplantısında sunum yapan bir iş adamı rahatlığında yapması daha önce üzerinde çalışılan bir sahne olduğuna işaret etti.

Jüriyi etkileme amaçlı salonun ortasında jüriye dönük gün boyu kalan şema ve resimler bize, 2012’de şahit olduğumuz İsrail Başbakanı Binyamin Netanhayu’nun BM Genel Kurul kürsüsünden uluslararası topluma yaptığı konuşmasında eline aldığı İran’ın sözde sahip olacağı “nükleer bomba” grafiğiyle dünya komuoyunu etkileme çabasını hatırlattı.

Atilla’ın avukatından FBI’nin Türk tercümanına ilginç İngilizce testi

Öte yandan, Atilla’nın savunma ekibinden avukat Cathy Fleming Federal Soruşturma Bürosu’nun (FBI) Türk asıllı tercümanı Bülent Bulut’a işiyle ilgili sorular yönelterek İngilizce’ye olan hakimiyetini sınayıp, İngilizcenin ana dili olmadığı için çeviri yaparken yanlış yapabileceğine işaret etti.

Bir ifadenin İngilizce’de değişik anlamlara gelebileceğini hatırlatan Fleming, Bulut’un İngilizceyi sonradan öğrendiği için hata yapma olasılığının da olabileceğine vurgu yaptı.

Avukat Fleming, bu amaçla 1930 yapımı Animal Crackers filmindeki Marx Kardeşlerden Groucho Marx’ın iki anlama da gelen “One morning I shout an elephant in my pajamas. How he got into my pajamas, I’ll never know.” popüler İngilizce söz oyunu kullandı.

Birinci manası, “Bu sabah üzerimde bir pijamımı varken bir film vurdum. İkinci anlamı ise benim pijamamı giymiş bir fili vurdum”

3 salondan izlenen davada FETÖcüler salonları komedi klübüne çevirdi

Bu arada, Sarraf’ın tanık olarak ifade verdiği duruşmalara FETÖcüler başta olmak üzere Türkiye’deki hükümet karşıtları yoğun ilgi gösterdiğinden, ana salon dışında duruşmayı izlemek isteyenler için iki ayrı mahkeme salonu daha açılırak ekranlardan video yayınıyla gösterildi.

Sarraf’ın ifade verdiği sırada özellikle FETÖcülerin aralarındaki gülüşmeleriyle mahkeme salonlarını komedi klubünü andıran bir ortama çevirdikleri dikkat çekti.

Leave a comment

XHTML: You can use these html tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>