BM: Suriye’deki kimyasal silah saldırısı, 21’inci yüzyılın en kötü kitle imha silahı kullanımı

BM Güvenlik Konseyi’ne kimyasal silah inceleme raporunu sunan Genel Sekreteri Ban:

”BM raporu, kimyasal silahın Guta ve Şam’da ‘nispeten geniş ölçekli’ kullandıldığını ortaya koyuyor”

”Sadırı Saddam’ın 1988’de Halepçe’de kullandığıyla aynı.”

”Bu bir savaş suçu ve 1925 Protokölü ile uluslararsı teamüllerin ciddi bir ihalidir”

”Uluslararası toplumun failleri sorumlu tutmak ve kimyasal silahların asla yeniden kullanılmamasını sağlama sorumluğu var”

Raporda neler var? BM’nin Suriye’deki kimyasal saldırıyla ilgili inceleme raporunun orjinal metni için tıklaynız.  

BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon, Suriye’de kimyasal kullanımının teyid edildiğini ve bunun ”21’inci yüzyılın en kötü kitle imha silahı kullanımı”  olduğunu söyledi. KİS’in bir savaş suçu olduğunu bildiren BM Genel Sekreteri Ban, ”suçlular hesap vermeli” dedi!

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER (TURKISH JOURNAL) – Birlemiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Ban Ki-moon, 21 Ağustos’da Suriye’de gerçekleştirilen kimyasal silah saldırısıyla ilgili inceleme yapan heyetin hazırladığı raporu, BM Güvenlik Konseyi’ne sundu.

Raporu 15 üyeli Konsey ülkeleriyle paylaşan Genel Sekreter Ban,  sunumda yaptığı konuşmada, üye ülkeleri bilgilendirmesi için BM Genel Kurul Başkanı’na da raporun bir kopyasını verdiğini bildirdi.

Konuşmasında, Suriye’de kimyasal silah incelemesi yapan Profesör Ake Sellström başkanlığında BM heyetinin Suriye’de savaş şartları altında görev yaptığını belirten Genel Sekreter Ban, heyetin çalışmalarından dolayı Sellström’e ”büyük şükran duyduğu”nu ilettiğini bildirdi. Ban, Kimyasal Silahların Sınırlandırılması Örgütü’ne de Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü Genel Direktörü’ne (Ahmet Üzümcü) ve Dünya Sağlık Örgütü’ne de ”vazgeçilmez destekleri”nden dolayı minnettar olduğunu söyledi.

Rapora göre, kimyasal silahın Guta ve Şam’da ”nispeten geniş ölçekli” kullandıldığını ortaya koyduğunu belirten Genel Sekreter Ban, saldırıda çok sayıda zarar meydana geldiğini, bunlar arasında özellikle sivillerin olduğunu belirtti.

Kimyasal silah inceleme heyetinin saldırdan kurtulan 50 kişi, tıbbi personel ve saldırıda ilk müdehalede bulunanlarla görüştüğünü belirten Genel Sekreter Ban, bireylerin toplanan saç, idrar ve kan örneklerinin değerlendirildiğini kaydetti.

Konsey’e BM heyetinin elde ettiği sonuçları açıklarken derin üzüntü duyduğunu ifade eden Genel Sekreter Ban, saldırıya maruz kalan insanlarda, nefes alma bozukluğu, göz tahrişi, bulanık görme,  bulantı, kusma ve genel halsizlik gibi bir dizi belirtilerin olduğunu bildirirken, bir çoğunun da bilincini kaybettiğini kaydetti.

Ban konuşmasında ayrıca, BM heyetinin  saldırıya ilk müdehale eden 9 hemşire, 7 dahiliye doktoru ile olaya müdahale eden kişilerle görüştüğünü belirterek, bu insanların aldıkları bilgiye göre; sokak ortasında bilinçsiz bir şekilde ve vücütlarında herhangi bir yara izi olmadığı halde yatan birçok insanın görüldüğünü bildirdi.

Sonuçların ezici ve tartışmasız olduğunu belirten Genel Sekreter Ban, gerçeğin adına konuşuyoruz dedi. Ban, ”Misyon, nihai raporunu tamamlamadan önce,  en kısa sürede Han Al Assal ve diğerlerini soruşturmak üzere Suriye’ye tekrar dönecek” dedi.

BM’nin artık Suriye’de kimyasal silahların kullanılmış olduğunu teyid ettiğini belirten Genel Sekreter Ban, sadırının bir savaş suçu olduğunu ve 1925 Protokölü ile uluslararsı teamüllerin ciddi bir ihali olduğunu bildirdi.

Ban; ”Uluslararası toplumun failleri sorumlu tutmak ve kimyasal silahların asla tekrar kullanılmamasını sağlama sorumluğu var” dedi.

Konuşmasında, Suriye’de kullanılan gazla ilgili olarak ”bunu Saddam Hüseyin 1988 yılında Halepçe’de kullandı”  diyen Genel Sekreter Ban, uluslararası toplumun bu korkunun yeniden olmasını önleme sözü verdiğini kaydetti.

”Herşeyi müzakere masasına getirmek için elimizden gelen herşeyi yapmamız gerekir. Bu kalıcı bir çözüm için tek yoldur” diyen Genel Sekreter Ban, ”28 Eylül’de İsviçre’nin Cenevre kentinde yapılacak uluslararası konferansta ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ve Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’la görüşmek için sabırsızlanıyorum” dedi.

Suçlular adalete teslim edilmeli

Genel Sekreter Ban, gazetecilere yaptığı açıklamada, “Kimyasal silah kullanmış olan faillerin ya da gelecekte kitle imha silahı (KİS) kulanacakların adalete teslim edilmesi gerekir. Bu, bir BM ve uluslararası yasalara uyma ilkesidir” dedi. Suriye’deki kimyasal silah saldırısının ”21’inci yüzyılın en kötü kitle imha silahı kullanımı” olduğunu belirten BM Genel Sekreter Ban, savaş suçunun işlendiğinden bahsederken ısrarla kimin kullandığıyla ilgili yorum yapmaktan kaçındığı görüldü.

BM’nin kimyasal silah inceleme raporunun daha en başından beri saldırıyı kimin yaptığıyla ilgili değil, saldırının olup olmadığıyla ilgili olması ve ortaya çıkan raporda saldırıyı kimin işlediğine yönelik açık bir vurgu  yapılmaması krizin gün geçtikçe büyümesine çanak tutan BM Güvenlik Konseyi’ndeki fikir ayrılıklarının devam etmesine neden oldu. 

BM Güvenlik Konseyi’ne raporu sunduktan sonra, yanına kimyasal silah inceleme heyetinin başkanı İsveçli profesör Dr. Ake Sallström’u alarak, basının karşısına geçen BM Genel Sekreteri Ban, Suriye’de kimyasal  silah kullanıldığını ve bunun bir savaş suçu olduğunu bildirirken, ısrarla kimin kullandığıyla ilgili yorum yapmaktan kaçındığı görüldü.

Güvenlik Konseyi’ndeki tartışmalar devam ediyor

Ardından söz alan Konsey üyesi ülkelerden ABD, İngiltere ve Fransa’nın BM daimi temsilcileri kimyasal silah kullanmaktan Suriye’deki rejimin lideri Beşşar Esed’i sorumlu tutarkan, Rusya’nın daimi temsilcisi de Esed rejiminin suçlanmaması gerektiğini ifade etti.

Fransa, İngiltere ve ABD’nin, BM Güvenlik Konseyi’nde, BM Şartı’nın 7’inci maddesi altında yaptırım uygulanmasını isterken, Rusya Suriye’ye askeri bir müdahale kararı içermeyecek olan 6’ıncı maddenin uygulanmasından yana.

İngiltere: Saldırıyı Esed rejimin yaptığı çok açık

İngiltere’nin BM Daimi Temsilcisi Mark Grant, BM Güvenlik Konseyi’ndeki toplantının ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, Esed rejiminin yaptığının çok açık olduğunu belirterek, inceleme heyeti başkanı Dr. Ake Sellström’ün saldırıda kullanılan sarin gazının Tokyo ve İran-Irak savaşında Irak tarafından kullanılan gazdan daha üst kalitede olduğunu söylediğini aktardı.

Büyükelçi Grant, roket örneklerinde yapılan incelemelerde roketlerin taşıma kapasitesinin 350 litre olduğunu ve bu miktarın Tokyo metro saldırısında kullanılanın 35 katını bulduğunu kaydetti.

ABD: Rapordaki teknik detaylar Suriye’yi işaret ediyor 

ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Samantha Power da yaptığı açıklamada, rapordaki teknik detayların Suriye rejimini işaret ettiğini dile getirerek  şunları söyledi; “BM raporundaki teknik detaylar açıkça gösteriyor ki, bu çaptaki bir kimyasal saldırıyı ancak rejim gerçekleştirebilir. Sarin gazına rejimin sahip olması önemli bir nokta. Muhaliflerin sarin gazına sahip olduklarına dair delilimiz yok”

Büyükelçi Power, Rusya ve ABD’nin Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) heyetinin vereceği rapora göre bir BMGK kararını destekleme konusunda anlaştıklarını bildirerek, bu konuya ilişkin sadece Konsey’den güçlü bir karar çıkarmayı istediklerini kaydetti.

 Rusya: Esed’in yapması mantıksız

Esed rejimin karşı tüm karar tasarılarında kendini siper eden  Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi Vitaly Churkin ise, Esed rejiminin arkasında durmaya devam ediyor.

Rus büyükelçi Churkin, saldırıda hiç muhalif asker ölmediğini belirterek, Esed’in denetçiler Şam’dayken böyle bir saldırıyı yapmasının mantıksız olduğunu ve hemen Esed rejiminin suçlanmaması gerektiğini bildirdi.

 

 

, ,

Leave a Reply

Your email address will not be published.