Amerikalı aydınların Mısır çağrısı

Selçuk Acar – ABD Başkanı Barack Obama, Mısır’daki demokrasi kriziyle başlayan ve demokrasi yanlılarına yönelik katliamla devam eden olaylara karşı tutumuyla çözümde kendisinden beklenen adımları atmaması, başta Kongre’de olmak üzere, birçok alanda uzman ve yetkililerden yoğun eleştiriler almasına neden oluyor. Askeri tatbikatın iptalinden daha fazlası beklenen Başkan Obama’nın sorunun çözümüne katkı adına ilk atacağı adımın, Mısır’a yapılan 1,3 milyar doları bulan askeri yardımı kesmesi şeklinde olması bekleniyor.

İslami araştırmalar konusunda bilim adamı ve Ortadoğu Uzmanı Duke Üniversitesi öğretim görevlisi Prof. Dr. Ebrahim Moosa, Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklamada, askeri ve diğer yardımların askıya alınabileceğini söyledi.

Bugüne kadar Mısır’daki kanlı demokrasi karşıtı toplu katliamalara karşı insiyatif almada pasif davranan ABD’nin, Mısır siyasetini, her biri konusunun uzmanı farklı mesleklerden Amerikalılara sorduk.

Anadolu Ajansı’na konuşan İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün (HRW) Doğu ve Kuzey Afrika sorumlularından Joe Stork, ABD’den, Mısır’daki geçici hükümete, cinayetleri araştırma baskısında bulunmasını istedi.

Tasarım dünyasının yetenekli ve renkli ismi, Mısır asıllı ünlü Amerikalı endüstriyel ürünler tasarımcısı Karim Rashid de AA’ya yaptığı açıklamada, Obama’ya, “başka ülkelerin içişlerine karışmak yerine, ülkemizdeki işsizlik ve yoksullukla uğraş” dedi. Ünlü tasarımcı Rashid, ABD’ye çizdği yönde; artık ülkesinin politikada Ortadoğu’ya daha az yer vererek, yenilenebilir kaynaklara odaklanmayı önerdi.

Duke Üniversitesi öğretim görevlisi Prof. Dr. Ebrahim Moosa da, Mısır ordusunun tavrının Obama’ya fazla seçenek bırakmadığı düşüncesinde olduğunu belirtirken, askeri yardım ve diğer yardımların askıya alınabileceği düşüncesinde olduğunu ifade etti.

-“İsrail’in “Müttefik stratejisi” çözüme zarar verir”-

İsrail’in Mısır için uyguladığı “Müttefik stratejisi” bugüne kadar BM ve ABD’yi kilitlerken, sırada AB’nin olduğu belirtildi. Suudi Arabistan ve Birleşişk Arap Emirliklerinin geçiş hükümetine para yardımının ardından bugüne kadar sessizliğini koruyan İsrail’den Washington Büyükelçisi Micheal Oren tarafından New York Times’a verilen bir demeçte, Mısır’daki darbe karşıtı demokrasi yanlılarının aleyhine bir hamle geldi.

İsral’in ABD dışında, Avrupa Birliği (AB) üyesi ülke başkentlerinde büyükelçiler yoluyla başlattığı “Müttefik stratejisi” atağı, Mısır sorununu daha da çıkmaza sokarken, uzun soluklu çözümün önünde bir engel olarak dikkat çekiyor.

Uluslararası toplum’la birlikte ABD içinde, Mısır’daki olaylara karşı tepkiler gün geçtikçe artarken, ABD Başkanı Barack Obama’nın saldırıları kınayarak, askeri tatbikatı iptal etmesinin yanında, olaylara karşı “tarafsızlığı koruduğunun” altını çizmesi paralelinde haraket eden Birleşmiş Milletler (BM) de bugüne kadar çözüm adına önemli bir adım atamadı. BM Mısır’daki anti-demokratik bir yönetimin gerçekleştirdiği toplu katliamlara karşı masum insanları savunamamakla birlikte kendisinden beklenen adımları atma iradesini göstermekten dahi uzak göründü.

Obama’ya ülke içinde, başta Cumhuriyetçi Parti Arizona senatörü John Mccain olmak üzere siyasi ve toplumsal baskılar artarken, Mısır’da şiddetin sorumlusu askeri yönetimin yanında yer alarak şiddetteki dolaylı pay sahiplerinin, organize olma çabaları, Ortadoğu’ya yeni bir Suriye deneyimi yaşatma girişimi olarak yorumlanıyor.

Uluslararası toplum, BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun’dan kişisel olarak saldırıları kınamasından çok daha ileri ciddi adımlar beklerken, İsrail’in demokrasi katili askeri yönetime ABD’den destek vermesi çağrısında bulunup, ardından da ABD’nin Avrupa’yla birlikte dünyanın Mısır’ın askeri yönetiminin yanında yer alınması için diplomatik çaba göstermesini istemesi, İsrail’in bölgesel menfaat kaygısına bağlanıyor.

-“Türk büyükelçiği yakınından Time Square’e yürüyüş”-

ABD’de Türklerin de içinde olduğu grupların Mısır’daki demokrasi karşıtı ordunun katliamlarını protesto girişimleri ve Kongre’de Beyaz Saray’ın Mısır’a yardımının kesilmesi başta olmak üzere, katliam sorumlusu orduya yönelik karşı adım atma isteklerinin artmaya başladığı görülüyor.

Türkevi yakınında başlayıp Times Square kadar devam edecek yürüşün dışında, Houston’da da Cuma büyük bir protesto yürüyüşü gerçekleştirilmesi planlanıyor.

ABD’deki protesto gösterilerinden önceden polisten izin alınırken, gösteriler genelde yoğun polis kordonu oluşturularak, etrafı çevrelenen göstericilerin kaldırımlarda durmadan yürümeleri şeklinde gerçekleştiriliyor. Göstericilerin, hem işylerlerinin önünü kapatması, hem de trafiği durdurmasına izin verilmiyor.

-“Mısır’daki gelişmeler, eşit güçlerin savaşı mı?”-

BM’nin ve ABD’nin uluslararası kamuoyuna Mısır’la ilgili mesajlarını, Mısır’da yaşananların eşit güçlerin savaşıymış gibi vermeleri dikkati çekiyor. Demokrasi yanlılarına yönelik toplu katliamın gerçekleştirildiği günde, direkt Genel Sekreter’e bağlı Soykırımın Önlenmesi’nden sorumlu Özel Danışman Adam Dieng yoluyla yapılan açıklamalarda, ardından, Genel Sekreter Ban’ın dün yaptığı aylık basın toplantısındaki Mısır güvenlik güçlerine yönelik saldırıyı kınaması, Mısır’da eşit güçlerin savaşı izlenimi yanında, ordunun katliamlarında gerekçe oluşturma nedeni şeklinde gösteriliyor.

ABD yönetimi tarafından yapılan “40 kilise ve diğer Hıristiyan kurumlara yönelik saldırılar”ı kınama mesajları da Mısır’daki toplu katliamaları gerçekleştiren ezici anti-demokratik askeri Güce rağmen, yaşanan olaylar, eşit güçlerin karşılıklı savaşı şeklinde gösterilme çabalarına işaret ediyor.

-ABD’ye Mısır’daki cinayetleri araştırma talebi-

Anadolu Ajansı’na konuşan ABD’deki Ortadoğu kökenli entellektüeller, İnsan Hakları İzleme Örgütü’den Obama yönetimine yönelik bazı öneri ve uyarılarda bulundular.

HRW, ABD’den, Mısır’daki geçici hükümete cinayetleri araştırma baskısında bulunmasını istedi.

AA’ya konuşan İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün (HRW) Doğu ve Kuzey Afrika Müdür Yardımcısı Joe Stork, ABD’nin derhal Mısır’daki geçici hükümete cinayetleri araştırmak için tarafsız ve şeffaf bir soruşturma için bağımsız bir komisyon kurulması konusunda baskı yapması gerektiğini bildirdi.

Stork AA’ya yaptığı açıklamada ayrıca ABD’nin, aynı zamanda yargısız infaz ve keyfi tutuklamalar konusunda da BM özel uzmanlarının Mısır tarafından davet edilmesini isteyebilir ve Mısır’ın bu sorunları çözmesi için teşvik edebileceğini ifade etti.

-“Aşırı ölümcül güç kullanıldı”-

HRW’den daha sonra basına yapılan açıklamada ise “Mısır’da, güvenlik güçlerinin aşırı ölümcül güç kullandığı” ifade edilerek, demokrasi yanlılarına yapılan toplu katliam için, “Mısır’ın modern tarihindeki en kanunsuz cinayet” olarak yorumlayan bir açıklama geldi.

Örgtün açıklamasında ayrıca, oturma eyleminde bulunanların, güvenli çıkış, yangından yaralılar dahi yaralılara tıbbi müdehalede yetkililerin uluslararası standartlarda ciddi ihlallerinin olduğu belirtildi.

Tasarım dünyasının en yetenekli ve renkli ismi, Karim Rashid, Mısır’daki gelişmeleri Anadolu Ajansı’na değerlendirdi. Obama’ya “başka ülkelerin içişlerine karışmak yerine, ülkedeki işsizlik ve yoksullukla uğraşmayı” önerdi. Rashid, “Politikacı değilim, Mısırlılığım da anne tarafından. Londra’da ve Kanada’da büyüdüm. Benim nacizane yorumum ve düşüncem o ki; başka ülkelerin siyasetine karışmak Obama’nın görevi değil. Özellikle Amerika kendisi büyük yardıma ihtiyacı var. Hala yüksek işsizlik ve yoksulluk oranına sahibiz. Amerikan Dolarının değeri düşük” dedi.

Rashid, Obama’nın ABD’yi yeniden müreffeh, çalışkan, akıllı, kendi kendine yeten, kültürlü bir ülke yapmaya odaklanması ve yenilenebilir kaynaklara odaklanılması gerektiğini belirtti.

-“Amerika Robin Hood’luğu bırakıp içeriye dönmeli”-

“Aynı zaman bu tür bir katliam hiçbir yerde olmamalı fakat BM adım atmalı, dünya da” Sürekli sorunları çözmesi için asla sadece ABD’ye güvenmememiz gerekir” diyen Rashid, Amerika’nın artık Robin Hood’u oynamasından geri durma, dışarı yerine içeriye bakmaya başlama zamanı olduğunu ifade etti.

Mısır’ın kalkınması konusunda da görüşlerini açıklayan ünlü tasarımcı, “Mısır’ın müreffeh, kendi kendine yeten, demokratik bir ülke potansiyeli olduğuna inanıyorum. Sanayiyi oluşturması, istihdamı için altyapıyı geliştirmesi gerekiyor. Markalarını geliştirmesi, ihracatını artırması ve altyapısını geliştirmesi gerekir. Ürün geliştirme, teknoloji, geri dönüşüm, yenilenebilir enerji binlerce iş sahası açabilir” diye konuştu.

-“Askeri yardım askıya alınabilir”-

İslami araştırmalar konusunda bilim adamı ve Ortadoğu Uzmanı Duke Üniversitesi öğretim görevlisi Prof. Dr. Ebrahim Moosa, AA’nın sorularını cevapladı. Mısır’daki demokrasi karşıtı askeri operasyonu değerlendiren Prof. Moosa, Mısır ordusunun tavrının Obama’ya fazla seçenek bırakmadığı düşüncesinde olduğunu belirtti ancak askeri yardım ve diğer yardımların askıya alınabileceği düşüncesinde olduğunu ifade etti.

Prof. Dr. Moosa, Obama yönetiminin başının dertte olduğunu, buna neden olarak ise ilk başta ılımlı bir pozisyonu kabul etmesi olarak gösterdi. “General Sissi’yle birlikte çalışmayı kabul etti. Artık güvenlik güçleri tarafından cinayet olmaması için daha fazla güvence vermedikçe O’nu terketmek için çok az seçenekleri var” diyen Moosa, Sissi’nin siyasi tutukluluları serbest bırakmak zorunda olduğunu ileri sürdü.

“Mısır’da yaşananlar Sedat süikasti dahil, ülkenin en karanlık anlarından biridir. Şiddet içermeyen, protestocular öldürüldü” diyen Prof. Moosa, Mısır’ın geleceğiyle ilgili şunları söyledi;

“Mısır’ın ve Sissi’nin geleceği karanlık. Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleri Sissi’nin kendilerine bağlılığı olduğunun farkında olduklarında, Sissi’nin günleri sayıldır ve vaz geçilebilir olacaktır. Şiddetin tırmanması için fırsatları, şartları mevcut. Daha da sert El Kaide tipi militanların iç savaşı ve terörizm türü şiddeti yüksetlme ihtimali olabilir. Müslüman Kardeşler, militanlar tarafından askeri cuntaya daha fazla kaos oluşturmak için ve şiddete teşvik için fırsat vermemelidir. Şimdi Körfez ülkelerinin kendileri, giderek sevilmeyen Mısır’daki askeri rejimi destekledikleri ölçüde, militanların saldırılarına artık daha fazla açık olacaklardır.”

-“Sissi, ‘savaş suçlusu”-

Hapisteki darbe karşıtı demokrasi taraftarlarının öldürülme olaylarıyla ilgili olarak da Mısır’ın Müslüman Kardeşler Teşkilatına (İhvan) yönelik korkunç bir katliam olduğunu dile geriren Moosa, bunun yeni olmadığını söyledi.

Prof. Dr. Moosa: “Şayet hapisteki tutukluların öldürülme olaylarıyla ilgili haberler doğru ise bundan Sissi rejimi savaş suçlusu olarak sorumlu olacaktır. Bunun doğru olması halinde ayrıca Mısır, uzun vadeli bir katliam anlamına gelen Cezayir senaryosuna doğru kayacaktır” dedi.

(AA)

, , ,

Leave a Reply

Your email address will not be published.