Hollywood Türkiye’yi Keşfetti

Ergun KIRLIKOVALI
Başkan, ATAA

Sadece son birkaç ayda Türkiye Hollywood’un en çok mesai yaptığı ülkelerin başına yerleşti.

Liste oldukça etkileyici:

Varan 1:

”Taken 2” filminin önemli sahnelerinde Liam Neeson İstanbul’daydı. Bu film gösterime Ekim 2012 de girdi. Gerçi bir çok Türk’ün “Neden hep Türkiye’yi kara carşfalı kadınların gruplar halinde dolaştığı, sakallı, cüppeli ihtiyarlarin miskince oturduğu geri kalmış bir yer olarak gösteriyorlar. Adil mi yani bu davranış?” diye serzenişte bulunmalarına rağmen, kabul edelim ki Türkiye’nin profilini Hooolywood’da yükseltmistir. Ben filmi izledim. Yukarıdaki serzenişler haklı ama filmde Türk’e, İslam’a hakaret yok.

Varan 2:

Skyfall: James Bond rolünde Daniel Craig, Adana, İstanbul, ve Fethiye’de çekimler yaptı. Bu film 9 Kasım’da gösterime girdi. Seyrettim ve çok beğendim. Değişik bir Bond. Tabii eleştirilerim var. Mesela Bond Çin’e gittiğinde film karesi üzerine Shanhair yazısı belirdi. Ama Bond Türkiye’deyken, Türk bayrakları dışında Amerikalı bir izleyicinin Bond’un hangi ülkede bulunduğunu anlaması zordu.

Yine de bu filmin, Türkiye’nin profilini yükseltmekten baska yararları oldu. Nedir onlar derseniz, hemen sayalım:

Bir kere Türk filmciler araba-motosiklet-tren takip ve kavga sahnelerinin nasıl çekilmesi gerektiğini gordu ve umut ediyorum ki ogrendi. Üzülerek soyluyorum ki bizim filmciler kamera yerleştirmesi, cekimler, isik, fotoğraf, editler ve son prodüksiyon konularında taş devrini yaşıyorlar; cok amatör duruyorlar. Bond’u izleyin, bir de Türk filmlerindeki o yapmacık olduğu belli olan kavga sahnelerini hatırlayın, ne demek istediğimi hemen anlayacaksınız.

İkincisi, Türkiye’mizin İstanbul’dan ibaret olmadığını, bir Adana’nın, bir Fethiye’nin ne kadar güzel be gizemli olabileceğini, bizim filmcilerimiz herhalde görmüştür.

Sonra, “Emek vermeden yemek olmaz” düsturunu herhalde hatırladı bizim filmciler. Sürekli “Hap yap, para kap” zihniyetiyle yaptıkları berbat filmlerle bir yere varılamayacağını herhalde anlamışlardır. Sigara paketinin arkasina yazılan yalap-sap senaryolarla film yapmaya kalkarsak, işte bu Bond gibi dev produksiyonlarin altında ezilir gideriz. Daha çok konu var ama ben burada simdilik durayım.

Varan 3:

Argo, Ben Affleck’in yönettiği güzel bir film. Hem Türkiye’de çekildi ve hem de hikayesinin icinde Türkiye de var. Türkiye’ye hem doviz girdi ve hemde film teknolijisi ile post-prodüksiyon knowhow. Türkiye’nin dunyadaki popülaritesi de bir kademe artmış oldu.

Varan 4:

“Yüzüklerin Efendisi” üçlemesindeki Aragorn rolüyle ünlenen Viggo Mortensen, “Two Faces of January” (Ocak Ayının İki Yüzü) filminin çekimleri için yaklaşık üç haftadır İstanbul’da .

Bu filmerin devamının geleceğinden kimsenin şüphesi olmasın. Mademki Turkiye bu kadar ünlendi ve Hollywood’un radarina girsi, o zaman bu durumdan yararlanmak için bir iki öneride bulunayım:

— Türkiye’de filmcilik ve TV eğitimi veren üniversiteler, derhal Amerika’da bu konuda ünlenmis üniversiteler ile ortak eğitim ve uygulama programları geliştirsinler.

— Hollywood için bir “film çekimine uygun yerler haritası, kontaklar ve ücretler” bilğilerini iceren bir Türkiye haritasi gelistirsinler.

Türkiye’nin dünya filmciliğine girmesi için özel bir fırsat doğdu.

Bunu kullanmak veya kullan(a)mamak elimizde…

, , ,

Leave a Reply

Your email address will not be published.